"Soykırım iddiası alçakça bir iftiradan ibarettir"

"Soykırım iddiası alçakça bir iftiradan ibarettir"

TBMM Başkanı Binali Yıldırım, “Soykırım iddiası ise alçakça bir iftiradan ibarettir. Zaten soykırım, etnik temizlik gibi barbarlık ifade eden kavramlar bize ait değildir.” dedi.

Volkan KARABAĞ

TBMM Başkanı Yıldırım, Kafkas Üniversitesi Ahmet Arslan Kültür Kongre Merkezi’nde düzenlenen Kafkas Üniversitesi Akademik Yılı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Üniversiteler farklıkların buluşup birlikte gerçeğin arandığı yerdir. Üniversiteler bulundukları yerlerin sosyal hayatının kültürel hayatına zenginlik katar. Üniversiteler asla tek tip insan yetiştirme yerleri değil. Türkiye’nin kültürel zenginliği, medeniyet birikimi üniversitelerimizde de mutlaka tezahür etmelidir. Üniversite içinde herkes, fikrini güven içinde ve özgürce ifade etmelidir. Ortaya koyduğumuz eserler öğrenmenin, akıl yürütmenin, tecrübenin somutlaşmış halidir. Yazılan kitaplar, yayınladığımız makaleler aklımızın ve beynimizin eserleridir. Bu nedenle buralarda mazruf zarftan daha önemlidir. Bir zamanlar üniversiteler mazrufu bıraktı ve zarfla ilgilenmeye başladılar. Neydi o? Çocukların beyninin içindeki parlak fikirlerin değil, o başlarındaki ölçüyle uğraşmak için boşa zaman geçirdiler. Hamdolsun o günler artık hazin bir hatıra olarak geride kaldı. Anadolu’da sahip olduğumuz her şeyin bedelini misli misli ödeyerek geliyoruz. O yüzden Kars serhat şehrimiz oldu. ‘Al bayrağımızın dalgalanmadığı yer bize vatan değildir.’ diyerek ne nevruz işgaline ne de Ermeni çetecilere pabuç bırakmadık. ‘Hürriyetin olmadığı yerde cuma dahi kılınmaz.’ diyerek bağımsızlığımıza sahip çıktık. Bu topraklarda bizimle uyum içinde yaşayan her milletin can, mal, ırz ve namusunu korumayı görev bildik. Bu yüzden kimseye baskı yapmadık ve eziyet etmedik.”

Birinci Dünya Savaşı’nda bu bölgelerde büyük acıların yaşandığını ifade eden TBMM Başkanı Yıldırım, “Bu acıları bahane ederek 1915 yılı olaylarına dair Ermeni iddialarıyla ve suçlamalarıyla zaman zaman Batı ülkeleri Türkiye’nin karşısına çıkıyor. Birinci Dünya Savaşı yıllarında Ermeni çeteleri bu bölgedeki insanlara büyük zulüm ettiler ve katliamlar gerçekleştirdiklerini büyüklerden dinledik ve bu şekilde büyüdük. Soykırım iddiası ise alçakça bir iftiradan ibarettir. Zaten soykırım, etnik temizlik gibi barbarlık ifade eden kavramlar bize ait değildir. Bu yüzden tarihinde ayıp ve günah sayılacak alçaklıklar olmayan milletlerin başında bizim milletimiz gelir. Övüneceğimiz bir medeniyetimiz var. Bugün de medeniyetimizi yeniden ihya etmenin gayreti içindeyiz. Tertemiz bir maziden umutlarla dolu bir istikbale yürümeye çalışıyoruz. Milletimizin mazisini karalamak isteyenlerin çirkin iddialarını hiçbir zaman kabul etmedik, etmeyeceğiz. Bunu yapanların maksatları kendi lekelerini ve ayıplarını Türk milletine sürmektir. Onların bu iddialarına karşı söylediğimiz gayet açıktır. Tarih, tarihçilerin konuşması gereken bir alandır, mühim bir meseledir. İstiyorlarsa herkese arşivlerimizi açarız dedik, dileyen gelsin baksın. Ermenistan, ‘Türkiye ile ilişki kurmak ve ilişkilerimi geliştirmek istiyorum.’ diye ikide bir çıkıp beyanat veriyor. Eğer gerçekten böyle bir niyeti varsa bir kere, her şeyden önce Dağlık Karabağ'daki işgal ettiği topraklardan çekilmeli. İkincisi oradan işgal nedeniyle bir milyona yakın Azeri kaçkının yerlerine dönmelerine imkan sağlamalı. Üçüncüsü Türkiye üzerindeki iddialarından vazgeçmeli, kayıtsız şartsız gerçekleri kabul etmeliler. Aksi halde söylenen şeyler boş bir hayalden öteye gidemez. Bizim hiçbir ülkeye husumet ve düşmanlık politikamız yoktur. Biz dış politikamızı dostlukları artırma, düşmanlıkları azaltma üzerine inşa ediyoruz. Ondan dolayı dünün meselelerini uzmanlara bırakıp yarınlara odaklanma mecburiyetindeyiz. Türkiye'yi bölgede ve dünyada tehditlere kapalı bir ülke haline getirmek istiyoruz. Pek çok dengeyi gözetmemiz gerekirken önemli bir bölgede bulunduğumuzun da farkındayız. Milletimizin, devletimizin çıkarlarını korumak için nasıl davranmamız gerektiğini başkalarından öğrenecek değiliz. Eğer gücümüzü koruyup hassasiyetleri gözeterek ülkemizi yönetmezsek ne sıkıntılarla karşılaşacağımızı da çok iyi biliyoruz. Hayat ileri doğru yaşanır, tarih geriye döndürülmez. 23 Nisan 1920'de TBMM'yi açtığımız günden beri sürekli ileriye doğru gidiyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da ileriye gitme hedefimizde herhangi bir zafiyet söz konusu olmayacak. Bu noktada bir özeleştiri yapmak istiyorum. Biz Türkler acılarını kolay unutan bir milletiz. İçinde bulunduğumuz yıl, Birinci Dünya Savaşı'nın bitişinin yüzüncü yılı. Bir hafta sonra İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan kuvvetlerinin Anadolu’yu işgal etmek için gerekçe haline getirdikleri Mondros Mütarekesi'nin de 100. yılı. Birinci Dünya Savaşı’nın bitimi birçok toplum için barış sürecinin başlaması demekken biz Türkler için başka acı bir sürecin başlaması anlamına geliyor. Bu sebeple milli hafızamızda 20. yüzyılın ilk çeyreğinden derin izler kalmıştır." ifadesini kullandı

Konuşmaların ardından öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektiren TBMM Başkanı Yıldırım, Kars Valiliğini ve Ebul Hasan Harakani Türbesi'ni ziyaret etti.

soykirim-iddiasi-alcakca-bir-iftiradan-ibarettir-(2).jpgsoykirim-iddiasi-alcakca-bir-iftiradan-ibarettir-(1).jpgsoykirim-iddiasi-alcakca-bir-iftiradan-ibarettir-(3).jpg

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler