Bakan Bolat mart ayı dış ticaret verilerini açıkladı
VAN – Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2026 Mart ayında mal ihracatının 21,9 milyar dolar olduğunu belirterek, "Bu, geçen yılın Mart ayına kıyasla yaklaşık 1,5 milyar dolarlık, yani yüzde 6,4'lük bir azalışa tekabül etmektedir" dedi.
VAN (İHA) – Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2026 Mart ayında mal ihracatının 21,9 milyar dolar olduğunu belirterek, "Bu, geçen yılın Mart ayına kıyasla yaklaşık 1,5 milyar dolarlık, yani yüzde 6,4'lük bir azalışa tekabül etmektedir" dedi.
Sabah saatlerinde Van'a gelen ve ilk olarak valiliği ziyaret eden Bakan Bolat, daha sonra Van Ticaret ve Sanayi Odası'nda düzenlenen 2026 yılı Mart ayı dış ticaret verilerinin açıklandığı toplantıya katıldı. Burada konuşan Bakan Bolat, mart ayındaki 2026 raporuna göre geçen yıl 2025'te yüzde 4,6 oranında artan küresel ticaret hacminin bu yıl yüzde 1,9'a gerilemesinin tahmin edildiğini söyledi. Bakan Bolat, "35 gününü dolduran ABD-İsrail'in İran'a yönelik açtığı savaş; İran'ın direnişi, mukabelesi ve Körfez ülkelerine yönelik saldırıları bu durumu daha da zorlaştırmaktadır. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) Mart raporuna göre, 2025 yılında yüzde 3,3 büyüyen dünya ekonomisinin bu yıl ancak yüzde 2,9 büyüyebileceği tahmini yapılmaktadır. Tabii ki komşularımızda, bölgemizde ve dünyada bir savaşı asla istemeyen bir ülkeyiz, milletiz ve böyle bir siyasi yönetime sahibiz. Barışın sağlanması konusunda her cephede Cumhurbaşkanımızın başkanlığında büyük bir çaba var. Rusya-Ukrayna arasında, Azerbaycan-Ermenistan arasında, Balkanlar'da, Sırbistan ile komşuları arasında ve güneyimizde barışın olması için Irak ve Suriye'de büyük çabalarımız oldu. Filistin'de, Gazze'deki soykırımın durdurulması için İsrail nezdinde çok büyük baskılar yaptık ve bu anlamda ticareti 2 yıldan bu yana durdurduk" dedi.
"Dünya petrolünün ve doğal gazının yüzde 20'si Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor"
"35 gündür devam eden Körfez Savaşı'na gelirsek; Hürmüz Boğazı dar bir boğaz olmasına rağmen dünya petrolünün ve doğal gazının yüzde 20'si buradan geçiyor" diyen Bakan Bolat, şöyle devam etti:
"Petrokimya ürünlerinde ise yüzde 30'a yakın bir geçiş yoludur. Savaşın başından bu yana Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, başta enerji ve petrokimya ürünleri olmak üzere çok ciddi olumsuz etkiler meydana getirdi. Dünyanın her tarafında ve bölgemizde enflasyonu ile ithalat değerlerini artırıcı etkiler oluştu. Bölge ülkeleri bizim dostumuz, kardeşimiz ve komşumuzdur; bu ülkelere yönelik ihracatımızda bir ay boyunca %40'lık bir azalış gerçekleşti. Hükümetimiz bu olumsuz etkileri bertaraf etmek üzere yoğun bir çaba içindedir. Allah'a şükür enerji, doğal gaz, petrol, madeni yağlar, gübre ve petrokimya ürünleri noktasında arz sorunumuz yok. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın kaynak çeşitlendirme politikaları sayesinde stoklarımız mevcuttur. Maalesef dünyanın birçok ülkesinde, batıda, doğuda, kuzeyde veya güneyde akaryakıt istasyonlarında kuyruklar görüyoruz. Fiyatların ABD dahil olmak üzere 2-3 kat arttığına şahit oluyoruz. Ancak hükümetimiz, Mart tarihinde Eşel Mobil Sistemi'ni devreye alarak ve vergi gelirinden vazgeçerek akaryakıt fiyatlarının aşırı yükselmesini engellemeyi başarmıştır."
""Hürmüz Boğazı kapalı olsa da başka rotalar açılabilecek"
"Hürmüz Boğazı kapalı olsa da başka rotalar açılabilecek; hükümetimiz bunun için büyük çaba sarf ediyor" diyen Bakan Bolat, "Kara yolu rotalarında Suriye üzerinden Ürdün, Suudi Arabistan ve Körfez'e yönelik rota açıldı. Irak üzerinden Kuveyt'e giden rota da açıktır. Umman'dan ve Cidde'den deniz ve kara yolu bağlantılı rotalarımız mevcuttur. Ancak böylesine acımasız ve zorlu bir savaş süreci; üreticileri ve tüketicileri tedirgin ettiği için ekonomik faaliyetler yavaşlıyor, yatırım kararları öteleniyor. Siparişlerin azalmasından dolayı üretimde bir yavaşlama meydana geliyor ve dış ticaret bundan olumsuz etkileniyor. Biz bunun sonuçlarını Mart ayı verilerinde de gördük. Özetle, 2026 Mart ayında mal ihracatımız 21,9 milyar dolar oldu. Bu, geçen yılın Mart ayına kıyasla yaklaşık 1,5 milyar dolarlık, yani yüzde 6,4'lük bir azalışa tekabül etmektedir. Ancak burada hem savaş şartlarının etkisi hem de uzun bayram tatili ile takvim etkisinin olumsuzluğu söz konusudur. 2026 yılında resmi ve dini bayramlar hafta arasına denk geldiği için ihracat olumsuz etkileniyor. Ocak ayının ilk günlerinin perşembe ve cumaya denk gelmesiyle bunu gördük. Türkiye'nin ihracat modeli pazartesi yavaş başlar, cuma günü maksimum seviyeye ulaşır. Ramazan Bayramı'nda arife gününün perşembe, cuma gününün tatil olması bizim için yaklaşık 2,5 milyar dolarlık bir kayıp oluşturdu. Bayramdan sonra motorların tam kapasite çalışması zaman alıyor. Sonuçta Mart döneminde bayramdan kaynaklanan yaklaşık 1,3 milyar liralık bir takvim etkisi olumsuzluğu yaşandı" diye konuştu.
İşlenmiş altın ihracatında azalma
İşlenmiş altın ihracatında 350 milyon dolarlık azalma olduğunu vurgulayan Bakan Ömer Bolat, "Bunun sebebi Birleşik Arap Emirlikleri ve Körfez bölgesindeki savaş şartları nedeniyle 800 milyon dolarlık bir azalma, toplamda ise yüzde 40'lık bir gerileme oldu. Eğer bu takvim etkisi ve Körfez Savaşı olmasaydı, Mart ayını rahatlıkla artışla kapatabilecektik. Bu yıl ihracatta dalgalı bir seyir söz konusu: Ocak: 800 milyon dolar azalış, Şubat: 300 milyon dolar artış. Mart: 1,5 milyar dolar gerileme. Nisan ayında 23 Nisan dışında bir tatilimiz yok, bu açığı Nisan'da kapatacağız. Mayıs ayında ise 9 günlük bir Kurban Bayramı tatili görünüyor, onu da Haziran ayında telafi edeceğiz. Mart ayında ithalatımız 33,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Geçen yıl bu rakam 30,6 milyar dolardı; yani yüzde 8,4'lük bir artış oldu. Bunun sebepleri; altın ve gümüş fiyatlarındaki aşırı artışın talebi körüklemesi ve Körfez Savaşı'nın enerji ve emtia fiyatlarında (bakır, alüminyum vb.) meydana getirdiği zıplamalardır. Böyle dönemlerde yatırımcılar "fiyatlar daha da artacak" korkusuyla ihtiyacı olmadığı halde stok yapmaya başlar. Buna "ithalatın öne çekilmesi" denir. Mart ayında ithalatımız 33 milyar 200 milyon dolar olarak gerçekleşti. Mart ayı dış ticaret açığımız ise 11,3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Ocak-Mart dönemindeki ihracatımızda ise yüzde 3,1'lik bir azalış vardır. Ancak yıllıklandırılmış bazda geçen yıl Mart ayında 263,3 milyar dolar olan rakam, bu sene 271,3 milyar dolara çıkmıştır; yıllıkta 8 milyar dolar artıdayız. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 73,4'tür; 70'in üzeri bizim için her zaman rahatlatıcı bir orandır. İhracatımızda en çok artış gösteren ürünler: Savunma Sanayii: 500 milyon dolar artış, Otomotiv: 430 milyon dolar artış. Elektrikli Makineler: 274 milyon dolar artış. Bakır eşyada da 257 milyon dolar artış oldu. İşlenmiş altın ve mücevherat ürünlerinde 1.4 milyar dolar azalış. Madeni yağlar 875 milyon dolar, hava ve uzay taşıtlarında 244 milyon dolar ve demir-çelik 203 milyon dolar azalış olarak gerçekleşti. İthalatımızda en çok azalan ürünler de ilk 3 ayda 2.6 milyar dolar mineral yakıtlar, 252 milyon dolar otomobil, 200 milyon dolarla kakao ve 173 milyon dolarla canlı hayvan olmaktadır. İthalatımızda en çok artış gösteren ilk 3 ayda 1.7 milyar dolarla kıymetli ve yarı kıymetli taşlar. 2 milyar dolar dış açığımızın ilk 3 ayda olmasının sadece 1.7 milyar doları altın ve gümüş ithalatındaki artıştan kaynaklandı. Elektrikli makine ve cihazlar 1.1 milyar dolar ve yine aynı şekilde 1.1 milyar dolar kazan ve makine. Bakır 617 milyon dolar olarak gerçekleşti. İhracatımızda ilk 3 ayda sırada 1. Almanya, 2. ABD, 3. İngiltere, 4. İtalya, 5. Fransa oldu. Avrupa Birliği yine Türkiye'nin en güçlü dış ticaret partneri olarak öne çıktı ve ihracatımızda 28.3 milyar dolar ilk 3 ayda gerçekleşti ve Türkiye AB ile ticaret de 1.4 milyar dolar fazla kazanmış oldu" ifadelerini kullandı.
"Mart ayında hizmetler ihracatımızın 8 milyar dolar civarında olacağını tahmin ediyoruz"
"Hizmetler sektörü ki Van hizmetler sektöründe uzman ve ekonomisinin yüzde 67'si ile en çok payı olan şehir ve burada gerçekten Türkiye rekabetçi üstünlüğüyle başarısını ortaya koyuyor" diyen Bakan Bolat şöyle devam etti:
"2024 yılında dünyada hizmetler ticaretinde en fazla ticaret fazlası sağlayan 6. ülke konumundaydık. 2025'te de 5. ülke konumundayız. 2024'te 61 milyar dolar hizmetler ticaret fazlası sağlamıştık. 2025'te ise 63,5 milyar dolar dış ticaret fazlası sağladık. Bu da 2024 yılında yaklaşık 13 milyar dolar ve 2025 yılında 25 milyar dolarla cari işlemler açığımızı makul düzeylerde tutmamızı sağladı. Geçen yıl 122.6 milyar dolar hizmet ihracatı yapmıştık. Bu yıl için hedefimiz 128 milyar dolardı. Şimdi bizim ticaret araştırmalarımızın tahminlerine göre Mart ayında inşallah hizmetler ticareti ihracatımızın yıllık bazda 124,5 milyar dolar civarında olmasını tahmin ediyoruz. Bu iyi bir seviye. Mart ayında hizmetler ihracatımızın 8 milyar dolar civarında olacağını tahmin ediyoruz. Cari işlemler açığımızı az önce söyledim. 2023 yılında milli gelir payı yüzde 3.6 iken 2024'te yüzde 1 olmuştu. Geçen yıl 2025'te yüzde 1.9 olarak kapadık. Tarihsel ortalamaların oldukça altındaydı. Fakat Bu savaşın devam etmesi hem dünya ekonomisi hem bölge ekonomisi hem de ülkemiz açısından tabii ki enerji girdi maliyetleri, enerjiye bağlı birçok ham madde ve emtia ürünlerindeki girdi maliyetleri açısından gerçekten dikkatli olmamız gerektiren bir durumdur. Gerek insaniyet namına, gerekse komşu ülkelerimizin huzur ve istikrarı anlamında bu savaşın bir an önce bitmesi için Cumhurbaşkanımız, Dışişleri Bakanımız, hükümet olarak var gücümüzle bir çaba sarf ediyoruz."
Dış ticaret verileri
Türkiye'nin dış ticarette güçlü bir performans göstermesi açısından neler yaptıklarına da değinen Bakan Bolat, "Ticaret diplomasisi diyoruz. 2025 yılında 71 ülke ile 215 temas gerçekleştirdik. 19 ülke ile Karma Ekonomi Komisyonu toplantıları yapıldı. 5 ülke ile Ekonomi Ticaret Ortak Komite toplantıları JETCO'lar yapıldı. Libya, Güney Afrika Cumhuriyeti, Tanzanya, Kolombiya ve Suriye ile JETCO'yu kuran anlaşmalar imzaladık. 36 dünya örgütü ile toplantılarımız oldu. Libya, Güney Kore ile KEK toplantıları, İngiltere, Kanada, Macaristan, Fransa ile JETCO toplantılarımızla yeni pazarlar arayışında ve kanallar açma çabasında olduk. Daha geçen hafta ayağımızın tozuyla döndüğümüz Dünya Ticaret Örgütü'nün 14. bakanlar toplantısına katıldık. Orada gerçekten Türkiye olarak çok saygın, itibarlı duruşumuz ve çabalarımız oldu. Bütün Afrika ülkelerinin ve gelişmekte olan ülkelerin umut bağladığı yatırımların kolaylaştırılması anlaşmasının önünü açtık. Bu da dünya ülkelerince büyük takdir gördü. Türkiye-Avrupa Birliği yüksek düzeyli ticaret diyaloğunu 2024 Temmuz'da başlatarak bugüne kadar 2 bakanlar düzeyinde 4 de bakan yardımcıları düzeyinde Türkiye AB ticaretini ekonomik ilişkilerini yürütüyoruz ve 233 milyar dolar ihracat ve ithalat hacmine sahibiz. Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği'nin 30. yılını kutlarken, Made in EU (Avrupa'da Üretilmiştir) kapsamı içinde Türkiye'nin de yer almasını lobi çalışmalarımızla sağladık. Konsey ve Parlamento'dan da geçtiği durumda ki bizim çalışmalarımız devam edecek. Türkiye Avrupa Birliği Ekonomik İlişkileri ve Sanayi Ürünlerinde, değer zincirleri ve Avrupa'daki üreticilere tedarikçilik gücümüzü koruyabileceğimiz çok önemli bir şeydir. Bakanlık olarak bu yıl 45 milyar liralık bütçemizi ihracatçılarımıza ayırdık. Merkez Bankası reeskont kredilerinin günlük limitini 4,5 milyar liraya çıkardık ve maliyetleri yüzde 24'e çektik. Türk Ticaret Bankası üzerinden 76 milyar liralık kredi açıldı. İGE AŞ ise 227 milyar liralık kefalet sağladı. Son 1 yıldır Merkez Bankamızın döviz dönüşüm desteği yüzde 2'den yüzde 3'e çıkarılmış olarak ihracatçılarımıza ödeniyor. Ve küçük, orta, büyük demeden, üretimi, istihdamı korumak kaydıyla işçi başına, 3 bin 500 liraya yükselttiğimiz istihdamı koruma desteğimiz var. Zaten 5. bölgede 6 bin 500 lira, 6. bölgede 11 bin lira kişi başına istihdam sigorta, hem işveren prim hem işçi prim desteğini devletimiz karşılıyor. Ayrıca günlük kredi limitlerinde 1.5 dolarlık limit 5 milyon dolara çıkarıldı. Ve 150 milyon dolarlık toplam limit de 1 milyar dolara çıkarılmış durumda. Bütün bu çabalarımızla ihracatımızı daha fazla arttırmanın çabası içindeyiz. Ama ihracat kolay bir süreç değil. Korumacılık savaşları, gümrük vergisi savaşları, bazı ülkelerin aşırı haksız sayılan sübvansiyonlar yoluyla dünya pazarlarına hücum etmesi, bazı ülkelerin gümrüklerde çıkardıkları zorluklar, kendi içlerinde çıkardıkları zorluklar çabalarımız açısından zorluklar çıkartıyor. Ancak yılın sonunda 2021'den bu yana ihracatımızı her yıl arttırmayı başardık. Geçen yıl neredeyse 12 milyar dolar mallarda, 5,5 milyar dolar da hizmetlerde artış sağlamıştık. Toplamı 17,5 milyar dolardı. Bu yıl ticaret savaşlarına sıcak savaşlar da eklenmiş olsa da hükümet olarak bu çetin dönemden zaferle ayrılacağız. Türkiye Yüzyılı'nda yatırım, üretim, istihdam ve ihracat hedefimizle ilerliyoruz. Kurtuluşunun 108. yıl dönümünü kutlayan Van'ın merkezinden bu verileri paylaşıyoruz. Bölgemizde sulh ve istikrar olduğu müddetçe refah artacaktır. Katılımınız için teşekkür ediyor, hepinize selam ve saygılar sunuyorum" şeklinde konuştu.

Kaynak:
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.