Değişen iklim koşullarında hidro-meteorolojik riskler ETÜ’de ele alınıyor

Değişen iklim koşullarında hidro-meteorolojik riskler ETÜ’de ele alınıyor
Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) ile Bath Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen "Değişen İklim Koşullarında Hidro-Meteorolojik Ekstremler: Bilimsel Yaklaşımlar ve Uygulamalar" başlıklı uluslararası çalıştay başladı.

Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) ile Bath Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen "Değişen İklim Koşullarında Hidro-Meteorolojik Ekstremler: Bilimsel Yaklaşımlar ve Uygulamalar" başlıklı uluslararası çalıştay başladı. İki gün sürecek çalıştayda iklim değişikliğinin neden olduğu hidro-meteorolojik riskler, su yönetimi, kuraklık, taşkınlar ve iklim uyum stratejileri ulusal ve uluslararası uzmanlar tarafından ele alınacak.

Değişen iklim koşullarının yol açtığı hidro-meteorolojik ekstrem olayların bilimsel ve uygulamalı boyutlarıyla değerlendirilmesi amacıyla farklı disiplinlerden uzmanları ortak bir platformda buluşturmak amacıyla Prof. Dr. Muammer Yaylalı Konferans Salonu'nda düzenlenen çalıştayın açılış programına ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak'ın yanı sıra Erzurum Vali Vekili Güher Sinem Büyüknalçacı, Rauf Denktaş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, Su Yönetimi Genel Müdür Vekili Satuk Buğra Fındık, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda akademisyen ve araştırmacı katıldı.

Vali Vekili Büyüknalçacı: "Şehirlerimizi geleceğin risklerine hazırlamalıyız"

Programda konuşan Erzurum Vali Vekili Güher Sinem Büyüknalçacı, iklim değişikliğinin etkilerinin artık günlük yaşamda daha belirgin şekilde hissedildiğini belirterek, şehirlerin bu yeni koşullara uyum sağlayabilecek şekilde planlanmasının önemine dikkat çekti.Kuraklık, sel, aşırı yağış ve sıcaklık değişimleri gibi hidro-meteorolojik ekstrem olayların yalnızca akademik bir çalışma konusu olmadığını ifade eden Büyüknalçacı, afet yönetiminde önleyici yaklaşımların ve bilimsel çalışmaların kritik rol oynadığını söyledi. Şehirlerin daha dirençli hale gelebilmesi için üniversiteler, kamu kurumları ve yerel yönetimlerin ortak çalışmalar yürütmesi gerektiğini vurgulayan Büyüknalçacı, çalıştayın ortaya koyacağı bilimsel çıktıların karar vericilere önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.

Rektör Çakmak: "Bilim ve uygulama arasındaki bağ güçlenmeli"

ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak ise iklim değişikliğinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal boyutları bulunan küresel bir sorun olduğunu belirtti. Hidro-meteorolojik ekstrem olayların şehirlerin altyapısından su kaynaklarına kadar birçok alanı etkilediğini dile getiren Çakmak, üniversitelerin bilimsel bilgi üretmenin yanı sıra bu bilgiyi toplum yararına dönüştürme sorumluluğu taşıdığını söyledi. İklim değişikliğine uyum çalışmalarında bilimsel verilerin uygulamaya aktarılmasının önemine değinen Çakmak, farklı disiplinlerden uzmanları bir araya getiren çalıştayın yeni iş birliklerinin geliştirilmesine ve ortak çözüm önerilerinin ortaya konulmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

Su Yönetimi Genel Müdür Vekili Fındık: "Suyu daha verimli ve sürdürülebilir yönetmek zorundayız"

Su Yönetimi Genel Müdür Vekili Satuk Buğra Fındık da konuşmasında iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerine dikkat çekerek yağış rejimlerindeki düzensizliklerin, artan sıcaklıkların ve ekstrem hava olaylarının su yönetiminde yeni yaklaşımları zorunlu kıldığını söyledi.

Kuraklık ve taşkın risklerinin bilimsel yöntemlerle izlenmesi gerektiğini belirten Fındık, günümüzde temel sorunun daha fazla su kullanmak değil, mevcut su kaynaklarını daha verimli, sürdürülebilir ve dirençli bir şekilde yönetmek olduğunu ifade etti. Türkiye'de su yönetiminin havza bazlı bir yaklaşımla yürütüldüğünü kaydeden Fındık, su verimliliğinin artırılması, kuraklık yönetim planlarının geliştirilmesi ve taşkın erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesinin iklim değişikliğine uyum çalışmalarının temel unsurları arasında yer aldığını vurguladı. Bilimsel bilgi ile uygulama arasındaki iş birliğinin önemine değinen Fındık, çalıştayın bu açıdan önemli çıktılar ortaya koyacağına inandığını dile getirdi.

İlk oturum gerçekleştirildi

Açılış konuşmalarının ardından çalıştayın ilk oturumu İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Kahya başkanlığında gerçekleştirildi.

Oturumda, Bath Üniversitesi'nden Prof. Dr. Thomas Rodding Kjeldsen, proje ortağı ETÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Fatih Tosunoğlu ile birlikte değişen çevresel koşullarda kritik altyapıların tasarımına yönelik geliştirdikleri yağış frekans modellerini katılımcılarla paylaştı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. İsmail Yücel, CMIP6 tabanlı yüksek çözünürlüklü bölgesel iklim simülasyonları kapsamında Türkiye'deki iklim ekstremlerini değerlendirirken, İstanbul Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ömer Lütfi Şen ise Fırat ve Dicle Havzalarında atmosferik nehirler ve taşkınlar arasındaki ilişkiyi ele aldı.

İki gün sürecek çalıştay boyunca kuraklık göstergelerinin farklı iklim bölgelerindeki performansı, iklim değişikliğinin kentlerde oluşturduğu taşkın riskleri, hidrolojik ve iklim modellerindeki belirsizlikler, iklim kaynaklı ekstrem olaylar karşısında kentsel dayanıklılık, değişen iklim koşullarında kar örtüsünün önemi, taşkınların gelecekteki karakteristik özellikleri, toprak erozyonu riskleri, taşkın yönetim planları ve Türkiye'de yıllık maksimum akımların modellenmesi gibi konular alanında uzman akademisyenler ve araştırmacılar tarafından değerlendirilecek.

Çalıştayın sonunda elde edilecek bilimsel çıktıların, iklim değişikliğine uyum politikalarının geliştirilmesine, afet risklerinin azaltılmasına ve sürdürülebilir su yönetimi çalışmalarına katkı sunması hedefleniyor.

Değişen iklim koşullarında hidro-meteorolojik riskler ETÜ’de ele alınıyor

Kaynak:İHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir