DEM Parti'li Hatimoğulları; "Hiçbir annenin acısı yarıştırılamaz"

DEM Parti'li Hatimoğulları; "Hiçbir annenin acısı yarıştırılamaz"
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları "Acılar sadece anlaşılmak ister ve biz bir Türk annenin, bir Arap annenin, bir Kürt annenin acısını asla yarıştırmamalıyız. Bu acıları anlamalıyız ve bu acıları anlayarak çözümler üretmeliyiz." dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları Kars'ta partisinin Anneler Günü nedeniyle düzenlediği "Barış ve Demokratik Toplum İçin Kadın Buluşması"na katıldı.

Bir otelin toplantı salonunda düzenlenen buluşmaya bazı siyasi parti ve STK temsilcileri ile çok sayıda kadın katıldı.

Burada konuşan Hatimoğulları, hiçbir annenin acısının yarıştırılmayacağını söyleyerek, "Kars'ta farklı halkların bir arada yaşadığını ifade ettik; Kürt, Türk, Ermeni, Türkmen, Arap, Rus, Terekeme, Yerli, Çerkez, Acem, Sünni, Alevi, Hristiyan burada bir ayırım yapmadan yaşıyor insanlar. Birbirinden alışveriş yapıyor, birbirinin evine ziyarete gidiyor. Kadınlar bir arada gün yapıyor belki de değil mi? Bundan daha güzel bir şey olabilir mi? İşte bizim özlediğimiz bu fotoğrafı bütün Türkiye'ye ve bütün bölgeye, dünyaya yaymak istiyoruz. Savaş ve çatışmalardan en fazla biz kadınlar mağdur ve muzdaripiz. İşte Türkiye'de 50 yıl aşkındır devam eden savaş ve çatışmaları bitirmek istememizin en büyük sebebi biz kadınlar çektiğimiz acıların artık son bulmasını istiyoruz. Akan kanın durmasını istiyoruz. Hiçbir annenin ağlamasını istemiyoruz. Bakın bizim açımızdan barış son derece önemli ve kıymetli. Anaların gözünden akan yaş, yüreğinde o derin en derine saplanmış olan hançerin verdiği acı, o ölüm acısı bizim açımızdan aynıdır. Artık bu kayıplar bitsin istiyoruz ve bütün mücadelemiz savaşı durdurmak, anaların gözyaşını kurumasını sağlamaktır. Bizler bunu mutlaka başaracağız. Hiçbir acı yarıştırılmaz. Acılar sadece anlaşılmak ister ve biz bir Türk annenin, bir Arap annenin, bir Kürt annenin acısını asla yarıştırmamalıyız. Bu acıları anlamalıyız ve bu acıları anlayarak çözümler üretmeliyiz." dedi.

Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili de konuşarak barış umudunu ve inancını büyütmek için böyle toplantılar düzenlediklerini de söyleyen Hatimoğulları, "Süreçte bazı tıkanıklıklar söz konusu, doğrudur. Ama bizler bu tıkanıklıkları başta kadınlar olmak üzere aşmak için özel olarak çabalıyoruz ve çabalamaya devam edeceğiz. Bu süreç uzadıkça bu süreci destekleyenlerin de sürecin olumlu sonuçlanacağına dair inancından kimi zayıflıklar ortaya çıkıyor. Bakın toplumsal destek çok yüksek. Bugün savaş lobilerini ayırın. Geriye kalan herkes hangi siyasi görüşten olursa olsun, hangi toplumsal aidiyete, etnisiteye, inanca sahip olursa olsun, hangi siyasi görüşe sahip olursa olsun insanlar barış olsun ister. Kim der ki "hayır barış olmasın savaş devam etsin?" Kim der ki "yaşam olmasın ölüm olsun." Hiç kimse bunu söylemez. Tabii ki savaş lobilerini ayırarak bunu söylüyorum. Ama devlet ve iktidar hala somut adımlar atmadı. Somut adım atmadığı için barış bu kadar istendiği halde barışa olan inanç ne yazık ki biraz zayıflamış durumdadır. Bizim bu inancı daha fazla güçlendirmeye ihtiyacımız var ve bizler bu toplantıları ve bu buluşmaları gerçekleştirirken Türkiye'nin barışını inşa etmek, barış umudunu ve inancını büyütmek için daha çok biz kadınlar olarak ne yapabilirizi siz değerli katılımcılarla da konuşmak istiyoruz, çalışmalarımızı bu anlamıyla sürdürmek istiyoruz." ifadesini kullandı.

Savaş ve çatışma dönemlerinde kadınların daha fazla mağdur olduğunu da söyleyen Hatimoğulları şöyle konuştu; "Bize şu eleştiri çok geliyor; "siz tek kanatla bir kuşu uçurmaya çalışıyorsunuz." Sonuçta Öcalan'ın bir çağrısı oldu, örgütü bu çağrıya olumlu olarak yanıt verdi. Evet. Ama henüz devlet ve iktidar tarafından yeterli adım atılmadı. Biz kuşun diğer kanadının da inisiyatif alması, cesur davranması ve barışın inşa edilmesi konusunda somut adım atması için de elimizden gelen her türlü çalışmanın içinde olacağız. Çünkü şuna inanıyoruz; Türkiye'de barışı inşa edersek Türkiye demokratikleşir, Türkiye daha fazla kardeşleşir ve Türkiye'nin iç barışı, iç huzuru, onurlu bir barışla daha fazla taçlanır. Bakın, savaş ve çatışmalar ne yazık ki toplumdaki birçok çürümüşlüğü derinleştiriyor ve bazı çürümüşlüklerin görünmesinin de üstünü örtüyor. Bugün Türkiye'de çok sayıda kadın cinayeti işleniyor. Özellikle böylesi karmaşık dönemler kadına yönelik şiddetin tonunun çok arttığının hepimiz farkındayız. Savaş ve çatışma döneminde kadınlar daha fazla şiddet mağduru olur. Tabii ki bizler şunu da çok iyi biliyoruz, 5 bin yılı aşkındır toplumsal cinsiyet rolleri dolayısıyla, toplumun biçmiş olduğu bu roller dolayısıyla ve erkek egemen sistemin kadınlar üzerinde kurmuş olduğu tahakkümden dolayı biz kadınlar eziliyoruz, sömürülüyoruz, katlediliyoruz."

Program daha sonra basına kapalı devam etti.

dsc-0759.jpg

dsc-0767.jpg

dsc-0769.jpg

dsc-0772.jpg

dsc-0779.jpg

dsc-0784.jpg

dsc-0792.jpg

dsc-0799.jpg

Kaynak:Volkan Güngör

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir