DEM Parti'li Koçyiğit: Okulları karakola çevirerek güvenlik alınmaz

DEM Parti'li Koçyiğit: Okulları karakola çevirerek güvenlik alınmaz
DEM Parti Grup Başkanvekili ve Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, kentte bir otelde DEM Parti Kars İl Başkanı Ramazan Erkmen ve Başkan Yardımcısı Arzu Savaş Derman'ın da katıldığı basın toplantısı düzenledi.

DEM Parti Grup Başkanvekili ve Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarına ilişkin açıklama yaparak, "Birbirimizin sağduyulu çağrılarına kulak vermek zorundayız ve bu konuda da bunu daha fazla güvenlik önlemi alarak, daha fazla okulların etrafını, duvarlarını yükselterek çözebileceğimiz bir mesele değil. Bunu görmemiz gerekiyor. Gerçekten çocukları koruyan, çocukları özne gören, merkezine çocuğun üstün yararını alan, güvenlikçi değil, özgürleştirici bir perspektife ihtiyacımız olduğunu ifade etmemiz gerekiyor." dedi.

Sözlerine saldırılarda hayatını kaybedenler için taziye dileklerini ileterek ve kendisinin de 8. sınıf öğrencisi bir çocuk annesi olduğunu hatırlatarak başlayan Koçyiğit, "Hem Maraş'taki hem de Siverek'te yaşanan olaydan dolayı duyduğumuz derin üzüntüyü ifade etmek istiyorum. Ben Maraş'ta yaşamını yitiren her bir canımıza Allah'tan rahmet yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Hepimizin başı sağ olsun. Gerçekten bizi büyük bir yasa boğdu, büyük bir üzüntüye boğdu. Ben de iki çocuk annesi hala bir çocuğu da 8. sınıf öğrencisi olan bir veliyim. İnanın ilk duyduğumda ben de o can havliyle, o panikle hemen oğlumu aradım ve neredesin dedim. Oysa ki o gün iş bırakma vardı, gitmemişti aslında. Ama hepimizin en güvenli olması gereken, en güvendedir diye gönderdiğimiz okulların böyle bir şiddetin, böyle bir can pazarının mekanı olmasını asla kabul etmediğimizi ifade etmek istiyoruz." dedi.

Yaşanan trajedinin münferit bir olay değil, bir sistem sorunu olduğunu savunan Koçyiğit, "Öncelikle bu meselenin münferit bir mesele olmadığını, bir sistem sorunu olduğunu ifade edelim. Evet, bu bir sistem sorunu. Sistem, şiddeti besliyor. Sistem, gençleri geleceksiz bıraktıkça, her gün ve her gün televizyonlarda şiddeti normalleştirdikçe, toplumsal şiddet bu kadar derinleşmiş ve büyümüşken tabii ki bunun başka yansımaları da ne yazık ki oluyor. Biz daha 2 hafta önce "görsel şiddet, dijital şiddet" konusunda özellikle televizyonlardaki dizilerde ve filmler üzerinden şiddetin normalleşmesine karşı bir araştırma önergesi verdik ve bu şiddetin durması gerektiğini, şiddetin özendirildiğini, normalleştiğini, günlük yaşamın bir parçası haline geldiğini ifade ettik. Buna karşı önlem alınması gerektiğini ifade ettik. Ama ne yazık ki AKP'nin oylarıyla reddedildi. Geldiğimiz yer neresi? Sadece 2 hafta sonra bu acı olayı yaşadık. Demek ki bir şeyleri sırf muhalefet söyledi diye reddetmek marifet değil." ifadesini kullandı

Okulların etrafındaki duvarları yükseltmenin çözüm olmadığını belirten Koçyiğit, "Birbirimizin sesine, birbirimizin sağduyulu çağrılarına kulak vermek zorundayız ve bu konuda da bunu daha fazla güvenlik önlemi alarak, daha fazla okulların etrafını, duvarlarını yükselterek çözebileceğimiz bir mesele değil. Bunu görmemiz gerekiyor. Gerçekten çocukları koruyan, çocukları özne gören, merkezine çocuğun üstün yararını alan, güvenlikçi değil, özgürleştirici bir perspektife ihtiyacımız olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Bugün okulları karakol mantığıyla, karakola çevirerek güvenliği sağlayamayız. Bunu söylememiz gerekiyor. Onun için burada gerçekten çok gönlü bir bakış açısına, birlikte hareket etmeye, birlikte tartışmaya ve bu konuda en doğru, en sağlıklı yolu, yöntemi bulmaya da ihtiyacımız olduğunu ifade etmemiz gerekiyor." diye konuştu.

Bireysel silahlanma, dijital ve görsel şiddeti engelleyecek önlemler alınması gerektiğini dile getiren Koçyiğit, "Bu anlamıyla çoklu bir sorun var. Yani birincisi ülkedeki gerçekten önü alınmayan silahlanma meselesine bir "dur" demek gerekiyor. Dijital ve görsel şiddeti engelleyecek önlemler almak gerekiyor. Bunu günlük hayat içerisindeki şiddeti olağanlaştıran yaklaşımlardan uzak durmak gerekiyor ve eğitim kurumlarını gerçekten en güvenli şu ana kadar hepimizin en güvenli yer dediği eğitimleri okulları yine en güvenli mekanlar haline getirmenin yolunu yöntemini birlikte konuşmamız gerekiyor. Salı günü mecliste bu konuda bütün partilerin geçen hafta üzerinde uzlaştıkları bir ortak araştırma komisyonu kurulması konusunda bir mutabakata varıldı. Hali hazırda şu anda suça sürüklenen çocuklarla ilgili bir araştırma komisyonu zaten var. Onun da ciddi bir çalışması oldu. Onun da verilerinden faydalanılacak. Bu konuda bir ortak yola, yönteme yaklaşıma ihtiyaç var. Ama şunu söyleyelim; bu aslında göz göre göre neredeyse gelen bir süreçti. Onun için burada sorumluluğun sadece o katliamı yapan failde olmadığını ifade etmemiz gerekiyor. Burada sistemi sorgulayacak ve sistemi değiştirip dönüştürecek bir yaklaşıma ihtiyacımız var. Bunun sorumluluğu elbette ki hükümettedir, bunu da açık ve net söyleyelim. Hükümet, bu meselede sorumlu davranmalıdır, siyasi sorumluluğunu almalıdır. Hiçbir şey siyasi sorumluluğunu almadan "Her şeye siyaset üstü yaklaşalım." diyerek sorunların içerisinden çıkılmayacağını da ifade etmem gerekiyor." şeklinde konuştu.

dsc-0552.jpg

dsc-0553.jpg

Kaynak:Hilal Özcan

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir