Dijital Esaret: Türkiye’nin Ekran Gerçeği ve Bir Neslin Odak Kaybı

Dijital Esaret: Türkiye’nin Ekran Gerçeği ve Bir Neslin Odak Kaybı

Kars Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Veteriner Hekim Ercan Ödül, dijitalleşme ile ilgili açıklamada bulundu. Ödül açıklamasında şunları söyledi;

"Türkiye, dijitalleşme çağında hızla büyüyen bir ülke; ancak bu büyüme üretimden çok tüketim ekseninde ilerliyor. Günlük ortalama 7 saat 13 dakikalık internet kullanımı ile Avrupa’da ilk sırada yer alıyoruz ve dünya ortalamasının yaklaşık 37 dakika üzerindeyiz. Sosyal medyada geçirilen süre ise günlük 2 saat 43 dakikaya ulaşmış durumda. Özellikle Instagram kullanımında dünya sıralamasında en üst basamaklarda yer almamız dikkat çekicidir. Haftalık 25 saati aşan sosyal medya mesaisi, bir bireyin yılda yaklaşık 1.300 saatini — başka bir ifadeyle yılın yaklaşık 50 gününü — dijital platformlarda geçirdiği anlamına gelmektedir. Bu tablo, teknolojiyi araç olmaktan çıkarıp amaç haline getirdiğimizin göstergesidir.
Sorunun en kritik boyutu gençler üzerindeki etkisidir. 6–15 yaş grubundaki çocukların %76’sının akıllı telefon kullanması ve önemli bir bölümünün her yarım saatte bir cihazını kontrol ettiğini belirtmesi, dikkat sürelerinde ciddi bir aşınmaya işaret etmektedir. Kısa formatlı içeriklerin yoğun tüketimi; beynin karar verme ve analitik düşünmeden sorumlu bölgesi olan prefrontal korteks üzerinde baskı oluşturmakta, uzun süreli odaklanma kapasitesini zayıflatmaktadır. Akademik çalışmalar, günlük sosyal medya kullanım süresi 3 saati aştığında başarı düzeyinde %15 ila %20 arasında düşüş görülebildiğini ortaya koymaktadır. Daha çarpıcı olan ise, öğrencilerin büyük kısmı dikkatlerinin bölünmediğini düşünürken ölçümlerin bunun tam tersini göstermesidir.
Bu durum yalnızca eğitim hayatını değil, mesleki yetkinliği de doğrudan etkilemektedir. Veteriner hekimlik gibi yüksek dikkat, analitik muhakeme ve hata toleransı düşük alanlarda “bilişsel parçalanma” ciddi riskler doğurur. Laboratuvarda yapılan bir analiz, klinikte verilen bir doz kararı veya cerrahi müdahale; kesintisiz dikkat ve zihinsel berraklık gerektirir. Ancak her bildirimle bölünen bir zihin, bilgiyi derinlemesine işleyemez. Uyku öncesi yoğun ekran kullanımı ise REM uykusunu azaltarak ertesi gün karar verme ve refleks kapasitesini düşürmektedir. Dijital kaçış alışkanlığı, kısa vadeli haz uğruna uzun vadeli uzmanlaşma sürecimizi zedelemektedir.
Çözüm, teknolojiyi dışlamak değil; bilinçli ve disiplinli kullanmaktır. Bildirimlerin sınırlandırılması, sosyal medya uygulamalarının monokrom moda alınması, sabahın ilk ve gecenin son saatlerinin “ekransız zaman” ilan edilmesi bilimsel olarak önerilen somut adımlardır. Üniversitelerde ve meslek kuruluşlarında “Algoritma Okuryazarlığı” eğitimlerinin yaygınlaştırılması, gençlerin yalnızca kullanıcı değil bilinçli bireyler haline gelmesini sağlayacaktır. Klinik ve laboratuvar ortamlarında dijitalden arındırılmış odak alanları oluşturmak, mesleki güvenlik açısından da önem taşımaktadır.
Türkiye’nin sosyal medya kullanımında üst sıralarda yer alması bir başarı göstergesi değildir; dikkat ekonomisinin ne kadar güçlü çalıştığının kanıtıdır. Asıl hedefimiz, interneti tüketen değil; üreten, yöneten ve değer oluşturan bir toplum olmaktır. Unutulmamalıdır ki steril olmayan bir ortam nasıl risk taşıyorsa, dijital gürültüyle kirlenmiş bir zihin de aynı derecede tehlikelidir. Zamanımızı ve dikkatimizi geri almak, hem kişisel gelişimimizin hem de mesleki onurumuzun temel şartıdır."

Kaynak:Bahattin DAŞDELEN

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler