2009 yılında ilçede su olmadığı için atıl kalan çorak arazileri lavanta bahçelerine dönüştüren kadınlar, Orman ve Köy İlişkileri Dairesi Başkanlığı'nın (ORKÖY) desteğine başvuran 5 kadın ilk serayı kurarak hem aile ekonomisine hem de bölgeyi tarım ve turizm açısından değerli hale getirdi. Paşalı Mahallesi'nde yaşayan kadın girişimci Hilal Köz, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ormancılık desteklerinden biri olan ORKÖY Projesi ile kurduğu sera sayesinde ilçede ilk sera kurulumunu gerçekleştirirken bölgede diğer kadınlarla birlikte hem sera da üretim, hem de lavanta bahçelerinde doğa turizmi ile başarmanın gurunu yaşıyor.
"Devlet desteğini ile hayalim gerçeğe dönüştü"
Seracılık üretiminin bir hayalle başladığını anlatan Köz, devlet desteğiyle üretime başladığını ifade ederek "Bir arkadaşımın başka bir yerde yaptığı seraya özenerek bakmıştım. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ORKÖY Projesi çerçevesinde seracılık desteğine başvurarak İşletme Müdürümüz Mustafa Çelen'in destekleri ile seramızı kurduk" dedi.
Köy olarak beş kişinin projeye dahil olduğunu belirten Köz, "Dört arkadaşımızla birlikte seramızı kurduk. Yüzde 50 hibe desteği aldık. 400 bin lira destekle seramız kuruldu. Damla sulama sistemlerimizi yaptık, fidelerimizi aldık ve üretime başladık" diye konuştu.
"Çorak arazilerde ilk seralar kuruldu"
Köylerinin klasik tarıma çok elverişli olmadığını anlatan Köz, seracılığın kendileri için önemli bir alternatif olduğunu kaydederek, "Bizim köyümüz su konusunda çok zengin değil. Tarıma çok uygun bir alan değildi. Seracılıkta daha az su kullanıldığı için bu alana yöneldik. Devlet desteği sayesinde üretime başlayabildik" dedi.
500 metrekarelik serada ilk olarak marul yetiştirdiğini belirten Köz, "Geçen yıl eylül-ekim aylarında 1600 adet marul ektim. Kış döneminde onları satarak seracılığa başladım. Kazandığım parayla domates fidesi aldım. Böylece sera kendi içerisinde kendini geliştirmeye başladım. Bir seradan üretime bağlı olarak 500-600 bin lira civarında gelir elde etmek mümkün" diye konuştu.
Üretmenin kendisi için büyük mutluluk olduğunu söyleyen Köz, "Uzak bir yere gittiğim zaman ilk özlediğim yer seram oluyor. Gelip ürünlerime bakıyorum. Üretmek çok heyecan verici. Kendimi çiftçilikte bulduğumu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
"Bin rakımdan Çukurova'ya marul gönderildi"
Seraların kısa sürede ilgi gördüğünü anlatan Köz, "Şu anda köyümüzde 5 sera var. Herkes üretiyor siparişlere yetişemiyoruz. Geçen yıl marullarımızı 35-50 lira arasında sattık. Çukurova'daki seraları su basınca bizim kırsaldaki üretimimiz değer kazandı. Bin rakımdan Çukurova'ya marul gönderdik" dedi.
Çorak araziler kadınların emeğiyle turizm merkezine dönüştü
Paşalı Mahallesi sakini Ayşe Başer ise yıllar önce atılan adımın bugün büyük bir başarı hikayesine dönüştüğünü kaydederek, "Doğma büyüme Paşalı köyündenim. Önceden kimse bize inanmıyordu. Şimdi hepimiz köyümüzde ekmek yiyoruz, üretiyoruz. Çorak topraklarımız üretime kazandırıldı" dedi.
Kadınların emeği çorak toprağı üretim merkezine dönüştürdü
Yayınlanma:
Adana'nın Feke ilçesinde devlet destekleriyle üretime başlayan kadınlar, çorak arazileri lavanta bahçeleri ve seralara dönüştürdü. Tarım ve doğa turizmiyle dikkat çeken köy, kırsal kalkınmanın örneklerinden biri oldu.
Bunlar da İlginizi Çekebilir
Gündem
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.