Kars’ın “Federal Ağa’sı”

Kars’ın “Federal Ağa’sı”

Türkiye’nin en doğusunda, Ermenistan sınırındaki Arpaçay ilçesine bağlı Karakale köyü…

Sert iklimi, keskin rüzgârı ve sınır hattındaki hassas konumuyla bilinen bu köy, 1960’lı ve 1970’li yıllarda yalnızca coğrafi değil, ideolojik gerilimlerin de yaşandığı bir bölgeydi.

O yıllarda Karakale’de adı öne çıkan isimlerden biri Kasım Budak oldu.

Sınır hattında çeşitli tehditlerin konuşulduğu bir dönemde Budak, geri adım atmayan tavrıyla dikkat çekti. “Devlet sınırı herkese emanet etmez. Bizi sınıra koyduysa Kars’ı emanet kabul ettik.” sözleri, bölgede kararlılığın sembolü haline geldi. Evinin önüne büyük bir Türk bayrağı dikmesi, sınır hattındaki duruşunun simgesi olarak hafızalarda yer etti. Sınırın hemen dibinde bulunan köyde, zaman zaman karşı taraftan açılan ateşlerle bayrağın hedef alındığı da o döneme dair anlatımlar arasında yer aldı.

Dönemin başbakanı merhum Adnan Menderes tarafından “Milis Kuvvetler Komutanı” unvanıyla onurlandırıldığı belirtilen Budak, sınır hattındaki aktif rolü nedeniyle bölgede “Fedaral Ağa” lakabıyla anılmaya başladı. Bu lakap, yalnızca güvenlik boyutunu değil; köy üzerindeki koruyucu ve birleştirici rolünü de ifade ediyordu.

Sınır hattındaki gergin yılların ardından Budak, Muhtarlar Federasyonu Başkanlığı görevini üstlendi. Devlet erkânının Kars ziyaretlerinde yer aldı; dönemin siyasi isimlerinden Süleyman Demirel başta olmak üzere çeşitli isimleri bölgede ağırladı.

Kasım Budak’ın bir diğer yönü ise kültürel faaliyetleriydi. Âşık geleneğine önem verdi; bölgede âşıklar gecesi düzenleyerek halk ozanlarını bir araya getirdi. Murat Çobanoğlu ve Yener Yılmazoğlu gibi isimlerle kurduğu bağ, Kars’ın sözlü kültür geleneğinin yaşatılmasına katkı sundu. Sınır hattındaki sert atmosferin yanında, kültürel üretimin ve geleneğin devam etmesi için çaba gösterdi.

Sınır köyünde yürüttüğü çalışmalar ve sergilediği tavır nedeniyle Kasım Budak, Kars’ta “pelerinsiz kahramanlardan biri” olarak anılıyor. Onun hikâyesi, Türkiye’nin en uç noktasında verilen sessiz bir mücadelenin ve kültürel direncin sembolü olarak değerlendiriliyor.

01178df8-246a-49ef-a387-1d5f8a2e6fb0.jpg

18975d73-29af-4055-a364-cf53a5fa8860.jpg

381e69c1-7eab-4a26-948f-03e3a2c23127.jpg

0f0286b1-f417-43c9-bcc6-eb9eadbe7af7.jpg

Kaynak:Hilal Özcan

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler