Kars’ta Hocalı Katliamı’nın 34. yılı anıldı: "Haklı Olmak Yetmiyor, Güçlü Olmalıyız"
Azerbaycan’ın Hocalı kentinde 26 Şubat 1992 tarihinde Ermenistan silahlı kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen katliamın 34’üncü yılı, Kars’ta düzenlenen törenle anıldı.
Törende, katliamın tarihsel boyutu anlatılırken, Karabağ’ın azatlığıyla şehitlerin ruhunun şad olduğu vurgulandı.
Kafkas Üniversitesi (KAÜ) Haydar Aliyev Kültür Merkezi'nde düzenlenen anma programı; mülki erkan, diplomatik temsilciler, akademisyenler ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleşti. Saygı duruşu ile başlayan törende Türkiye ve Azerbaycan milli marşları okundu. Işıklı Cami İmamı Holman Özbeyi’nin Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından, katliamın dehşetini ve tanıkların ifadelerini içeren bir sinevizyon gösterisi sunuldu.
BAŞKONSOLOS ALİYEV: "150 KİŞİNİN AKIBETİ HALA BİLİNMİYOR"
Azerbaycan Kars Başkonsolosu Zamin Aliyev, törende yaptığı konuşmada Hocalı'da yaşananların uluslararası hukuka göre bir soykırım olduğunu hatırlattı. Aliyev,"Ermenistan Cumhuriyeti’nin Azerbaycan Cumhuriyeti’ne karşı başlattığı Birinci Karabağ Savaşı’nda neredeyse çoğumuz Karabağ’da bulunduk. Doğu Zengezur ve Karabağ bölgesi neredeyse tamamen yıkmışlar, Azerbaycan halkına karşı ağır uluslararası suçlar işlemişlerdir. 1992 yılının 26 Şubat’ında Hocalı işgal edilirken, masum ve sivil halka karşı büyük bir vahşet uygulanmıştır. Buna rağmen Hocalı halkı şehri terk etmemiştir. Sonunda 25 Şubat’ı 26 Şubat’a bağlayan gece, uzun süren topçu atışları ve bombardımandan sonra şehre girilmiştir. Ermenistan silahlı kuvvetleri, yarı askeri birlikler ve o dönemde Sovyet ordusuna bağlı 366. Alay’ın desteğiyle şehre girilmiş, sivil halka karşı benzeri görülmemiş bir katliam gerçekleştirilmiştir. Bu katliam sonucunda, hocamızın da belirttiği gibi, 106’sı kadın, 63’ü çocuk ve 70’i yaşlı olmak üzere toplam 613 kişi hayatını kaybetmiştir ve 1.275 kişi rehin alınmıştır. Rehin alınanlardan 150’sinin ise bugün hala akıbeti bilinmemektedir. Ermenistan’ın Hocalı’yı işgal etmesindeki temel amaç yalnızca orayı yıkmak değildi. Aynı zamanda orada yaşayan Azerbaycan halkına ait tarihi ve kültürel mirası silmek ve tahrif etmekti. 1948 tarihli Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’nde soykırım hukuksal bir kavram olarak tanımlanmış ve uluslararası bir suç olarak kabul edilmiştir. Hocalı’da yaşananlar ise ulusal, etnik, ırksal ya da dini bir grubun tamamının veya bir kısmının yok edilmesine yönelik eylemler olarak değerlendirilmiştir." dedi.
"Haklı Olmak Yetmiyor, Güçlü Olmalıyız"
Kars Belediye Başkanı Ötügen Senger ise konuşmasında, uluslararası ilişkilerde askeri ve stratejik gücün önemine dikkat çekti. Senger, "26 Şubat 1992 yılında tüm dünyanın gözü önünde 613 can ki bunların içlerinde kadınlar, çocuklar, yaşlılar da bulunmakta, bir soykırıma uğradı. Evet, bir soykırımdır dedik bu. Ve bizim amacımız evet burada bu soykırımı unutturmamak. Lise dönemlerinde biz 90'lı yıllarda okuduğumuz zaman liselerde milli güvenlik dersi vardı arkadaşlar, genç kardeşlerim. Milli güvenlik dersinde aslında şu anda devam ediyor mu bilmiyorum ama önemli konular işleniyordu. O zaman bizim milli güvenlik dersimize Askerlik Şubesi Başkanı Albay bir beyefendi giriyordu. Hocalı soykırımı olduktan sonra derste şunu söyledi; dedi ki "Evet, Hocalı soykırımı oldu. Azerbaycan haklıydı ama gücü yoktu. Bakın. Uluslararası ilişkilerde haklı olmanız yetmiyor, güçlü olmanız gerekiyor. Bu çok önemli bir kural. Evet, o zaman ne yazık ki Türkiye'de de Azerbaycan'da da yeterli bir güç olmadığı için yeterli bir en azından ülkeler bazında bir diaspora mı diyelim artık bir gücümüz olmadığı için biz orada haklı da olmuş olsak ne oldu? Soykırıma uğradık. Allahuteala Türk milletini gerçekten dünyaya adaleti temsil etsin, adaleti dünyada hakim kılsın diye yarattığına inanıyorum. Orta Asya'dan tutun da Selçuklu döneminde, Osmanlı'da üç kıtaya hüküm sürdüğümüz zaman hiçbir zaman zaman Türkler hiçbir millete soykırımmış işte haksız yere bir dayatmada da bulunmadı, inançlarına veya hürriyetlerine bir kısıtlama getirmedi. Herkes kendi inancını yaşadı. 600 yılın üzerinde bir hüküm sürdü Osmanlı Devleti. Her zaman Türk milleti tüm inançlara tüm milletlere saygı ve sevgi gösterdi. Hiçbir zaman bir soykırımı benimsemedi de böyle bir girişimde de bulunmadı. İnşallah Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin, dostluğunun sonsuza kadar sürmesini, iki devlet, bir millet anlayışının sonsuza kadar sürmesini istiyorum. Bölgemizde süper güç olarak, hem Azerbaycan hem Türkiye'nin süper bir güç olarak devam etmesini ve bu tür soykırımların da bir daha yaşanmamasını istiyoruz." ifadesini kullandı.
Törende, 2020 yılındaki 44 günlük Vatan Savaşı ve 2023 yılındaki antiterör operasyonu ile Hocalı dahil tüm işgal altındaki toprakların özgürlüğüne kavuştuğu hatırlatıldı. 15 Ekim 2023’ten bu yana Hocalı’da Azerbaycan bayrağının dalgalandığı ve bölgede "Büyük Geri Dönüş" kapsamında hızlı bir yeniden imar sürecinin devam ettiği belirtildi.




Kaynak:Hilal Özcan
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.