Osmanlı Sarayı’nın "Erzurum" şifresi: 469 yıllık vaşak fermanı

Osmanlı Sarayı’nın "Erzurum" şifresi: 469 yıllık vaşak fermanı
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Tarih Komisyonu Başkanı Taner Özdemir, Osmanlı arşivlerinde yürüttüğü çalışmalarda Erzurum'un hem siyasi hem de doğal tarihini aydınlatan 469 yıllık bir belgeyi...

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Tarih Komisyonu Başkanı Taner Özdemir, Osmanlı arşivlerinde yürüttüğü çalışmalarda Erzurum'un hem siyasi hem de doğal tarihini aydınlatan 469 yıllık bir belgeyi gün yüzüne çıkardı. 1557 tarihli ferman, Cihan Sultanı Kanuni'nin Erzurum'a olan özel ilgisini ve sarayın bu kadim şehirden beklentilerini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor.

Erzurum'un sadece bir serhat şehri değil, aynı zamanda Osmanlı saray yaşamının estetik ve lüks ihtiyaçlarını karşılayan stratejik bir merkez olduğu, TDED Erzurum Şubesi Tarih Komisyonu Başkanı Taner Özdemir'in ulaştığı tarihi vesika ile tescillendi. Kanuni Sultan Süleyman dönemine ait ferman, Erzurum dağlarının asırlardır ev sahibi olduğu vaşakların izini tarihin derinliklerine sürüyor.

"Erzurum'u adeta yeniden inşa eden sultan"

Belgenin tarihi arka planını değerlendiren Taner Özdemir, Kanuni Sultan Süleyman'ın Erzurum için "ikinci kurucu" vasfı taşıdığını hatırlatarak, "Kanuni Sultan Süleyman Han, Erzurum'un gerçek banisidir. 1534'teki Irakeyn Seferi'nde şehre geldiğinde gördüğü yıkık manzarayı bizzat verdiği emirlerle değiştirmiştir. Şehrin surlarını ayağa kaldıran, iç kale camisini inşa ettiren ve bölgeyi bir eyalet merkezi yaparak Erzurum'a kimlik kazandıran odur. Kanuni'nin Erzurum'u sadece askeri bir üs olarak değil, her türlü zenginliğiyle korunan bir değer olarak gördüğünü bu yeni belgeyle bir kez daha anlıyoruz" dedi.

Sarayın Lüks Tercihi: Erzurum'un Nadide Vaşakları

Özdemir, ulaştığı belgenin içeriğindeki hayret uyandıran detayı şu sözlerle aktardı: "Hicri 20 Muharrem 965 (Kasım 1557) tarihli bu ferman, "Hassa-i Hümayun" yani doğrudan padişahın şahsi hizmetleri ve saray ihtiyacı için Erzurum ve civarındaki avcılar (sayyad) ile rençberlerden vaşak satın alınıp gönderilmesini emrediyor. O devirde vaşak kürkü, asaletin en üst göstergesiydi. Cihan imparatorluğunun kalbi olan İstanbul'daki sarayın, kürk ihtiyacını karşılamak için Erzurum'u adres göstermesi, şehrin o dönemdeki doğal kaynaklarının ne kadar ileri düzeyde olduğunu ispatlıyor."

"Tarih ve doğa bugün tekrar buluşuyor"

Taner Özdemir, fermanın günümüz Erzurum'u ile ilginç bir paralellik gösterdiğini vurguladı. Son yıllarda özellikle İspir, Oltu ve Tortum gibi ilçelerde vaşakların sıkça kameralara yansımasını değerlendiren Özdemir: "Son zamanlarda hemşehrilerimizin doğada bu muazzam canlılarla karşılaşması bir tesadüf değil. Arşivden çıkardığımız bu belge, vaşakların bu toprakların özbeöz ev sahibi olduğunu kanıtlıyor. O gün sarayın gözdesi olan bu "orman hayaletleri', bugün de Erzurum dağlarında varlığını sürdürerek şehrimizin biyoçeşitliliğinin ne kadar köklü olduğunu bizlere hatırlatıyor" şeklinde konuştu.

Bir mirasın iki yüzü: hem mimari hem doğa

Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı: "Bizler bugüne kadar Kanuni'nin Erzurum'a bıraktığı taşınmaz eserleri konuştuk. Ancak bu ferman gösteriyor ki, padişahın mirası sadece camiler ve surlardan ibaret değildir; o, bu coğrafyanın yaban hayatına da bir kıymet biçmiştir. Bu belge, Erzurum'un tarihi mirasını doğasıyla birleştiren eşsiz bir vesikadır"

Osmanlı Sarayı’nın "Erzurum" şifresi: 469 yıllık vaşak fermanı

Kaynak:İHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir