Kars; sadece Sarıkamış, Çıldır ve Anı turlarıyla ibaret bir şehir değildir.
Çok derin bir geçmişe ve tarihe iz bırakan yönleriyle çeşitli kültür ile medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan Kars, onlarca kez işgale uğramış, nihayetinde 30 Ekim 1920 tarihinde Rus işgalinden kurtulduktan sonra 27 Mayıs 1992 yılına kadar 14 ilçesi 4 Beldesi ve 600’ün üzerinde köyü ve yüzölçümünün büyüklüğü ile Türkiye Cumhuriyeti içerisinde müstesna bir yere sahip olmuştur.
Lakin günümüzde durum pek de öyle değil gibidir. Kars halkı bir yandan Karayolları; DSİ ve TUİK bölge müdürlükleri ile sevinirken öte yandan elde mevcut bulunan bazı bölge müdürlüklerinin de sırasıyla elden çıkmasıyla sevinçleri hüzne dönüşmüştür.
Bunlardan ilki Kars kadar ormana sahip olmasa da Orman Bölge İşletme Müdürlüğü’nün Erzurum’a tıpkı yaklaşık 35 diğer müdürlük gibi bağlanması olmuştur.
Meteoroloji İl Müdürlüğü’nün Iğdır’a bağlanmasını bir kenara bırakacak olursak, sonuncusu ise PTT Bölge Müdürlüğü’nün yine Erzurum’a taşınması durumudur. Elbette taşınabilir. Erzurum Türkiye’nin katma değeri yüksek illerinden birisidir. Fakat bölge kalkınmasına tüm müdürlüklerin bir yerde durması mı katkı sağlayacaktır? Ya da Sivas ve Erzincan gibi bazı örneklerde görüldüğü üzere iki il bir araya getirilerek bölge yapılırken Erzurum’a neden kendisiyle beraber yedi (7) il (Kars, Ardahan, Iğdır, Ağrı, Muş, Bingöl ve Erzurum) bağlanmıştır.
Hiç dikkat edildi mi acaba Erzurum’dan Posof veya Aralık ilçesine olan mesafe ile Kars’ın oralara uzaklığı ve ortaya çıkan maliyet farkı yıllık bazda ne kadardır diye?
Başka bir husus ise bölge müdürlüklerinin bulunduğu ile maddi anlamda katkısı (Kömür, kırtasiye, ofis malzemeleri vs.) yadsınamayacak kadar çok miktarlardadır. Peki, buralardaki küçük/büyük ölçekli esnafların veya vatandaşların ekonomik plan ve programını yeniden mi gözden geçirmesi beklenmektedir.
Ne denilebilir ki artık….
Belki şu dizeler benim gibi vatan sevgisi imandandır, doğduğun yerde vatanının en kutsal mecralarından birisidir diyenlere tercüman olur:
Söyleyeni net olmasa da Âşık Şenliğe atfedilen dizede,
“Taş topla taşla Kars’ı,
Bahtı kara listesinde
Başta yazmışlar Kars’ı”
Ah ki ne ah…
Talihsiz Kars’ım benim,
Belengaz Kars’ım benim,
Her yere yakın ama her yerin uzak olduğu Kars’ım benim.