CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı açıklamada, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarındaki şartlı tahliye kısıtlamalarının kaldırılması ve "umut hakkı"na ilişkin acilen yasal bir düzenleme yapılması çağrısında bulundu. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Türkiye’ye tanıdığı sürenin bu ay sonunda dolacağını hatırlatan Alp, "Verilen süre dolmadan, ayrım gözetmeksizin bir kanun çıkarılmasını Kars milletvekili olarak arz ve teklif ediyorum" dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kars Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi İnan Akgün Alp, Meclis kürsüsünden hukuk dünyasını ve uluslararası ilişkileri yakından ilgilendiren önemli bir çıkışa imza attı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları ile iç hukuk mevzuatı arasındaki uyumsuzluklara dikkat çeken Alp, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan mahkumların hukuki durumuna ilişkin kanun teklifi çağrısında bulundu.
"Bakanlar Komitesi'nin Tanıdığı Süre Bu Ay Sonu Doluyor"
TBMM Genel Kurulu’nda söz alarak umut hakkı konusunu meclis gündemine taşıyan İnan Akgün Alp, uluslararası yargı organlarının Türkiye'ye yönelik bağlayıcı kararlarını ve kritik takvimi şu sözlerle anımsattı:
"Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları, ülkemizde bazı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları bakımından hiçbir şekilde şartlı tahliye imkânı bulunmamasını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) açıkça aykırı kabul etmektedir. AİHM'nin bu ihlal kararları doğrultusunda, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi de ülkemizde uyumlu bir mevzuat oluşturulması amacıyla devletimize bu ayın sonuna kadar yasal bir süre tanımıştır."
"Ayrım Gözetmeksizin Kategorik Kısıtlamalar Kaldırılmalı"
Sürecin zamana karşı yarıştığını ve Türkiye'nin uluslararası hukuk arenasındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini savunan Alp, çıkarılması gereken kanunun çerçevesini çizdi:
Kategorik Engellerin Kaldırılması: Belirli suç tiplerine yönelik uygulanan ve tahliye ihtimalini tamamen kapatan kategorik şartlı tahliye kısıtlamalarına dair hükümler esnetilmelidir.
Ayrım Gözetmeme İlkesi: Yasal düzenleme, anayasal eşitlik ve uluslararası hukuk ilkeleri gereği suç türü ya da mahkum kimliği üzerinden bir ayrıma tabi tutulmadan, homojen bir şekilde hayata geçirilmelidir.
Hukuki Gereklerin Tesisi: Mahkumlara tanınacak "umut hakkı" kapsamında, infaz rejiminin insan onuruna yakışır ve öngörülebilir bir hukuki zemine oturtulması sağlanmalıdır.
"Umut Hakkı" Nedir?
Hukuk terminolojisinde ve insan hakları sözleşmelerinde sıklıkla yer bulan "umut hakkı"; en ağır suçlardan hüküm giymiş olsa dahi bir mahkûmun, ömrünün tamamını cezaevinde geçireceğine dair mutlak, geri dönülmez ve değişmez bir durumla karşı karşıya bırakılmaması gerektiği ilkesine dayanır.
Bu hak, kişinin infaz sürecindeki iyi hali, rehabilitasyon durumu ve topluma yeniden kazandırılma potansiyeli analiz edilerek, cezasının belirli bir yıl (örneğin 25 yıl) sonra bağımsız kurullar tarafından yeniden değerlendirilmesini ve kişiye çok sıkı şartlar altında da olsa yeniden özgürlüğe kavuşabilme "umudu" tanınmasını öngörür.