Çocukların birbirlerini bayılana kadar nefessiz bıraktığı ve bu anları kayda aldığı akım için uzmanlar, "Bu bir oyun değil, doğrudan hayati tehlike arz eden bir intihar ve cinayet provasıdır" uyarısında bulundu.
Son dönemde dünya genelinde ve Türkiye’de çocuklar arasında dijital platformlar aracılığıyla yayılan akımlara bir yenisi daha eklendi. Geçmiş yıllarda can kayıplarına yol açan "Mavi Balina" ve "Momo" gibi siber zorbalık tuzaklarının ardından, bu kez okullarda ve sokaklarda fiziki olarak uygulanan ‘Zor-balık’ adlı tehlikeli bir eğilim baş gösterdi. Gençlerin akran baskısıyla ya da sosyal medyada "meydan okuma" (challenge) videolarından görerek denediği bu yöntem, çocukların birbirlerinin boğazını veya göğüs kafesini nefesi kesilip bayılana kadar sıkması esasına dayanıyor.
Özellikle okul bahçelerinde ve gözden uzak alanlarda denenen bu tehlikeli eylem, çocukların bilincini kaybetme anlarının arkadaşları tarafından cep telefonu kameralarıyla kaydedilip sosyal medyada paylaşılmasıyla daha da yaygınlaşıyor.
"BEYİNDE GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN HASARLAR BIRAKABİLİR"
‘Zor-balık’ adıyla masumlaştırılmaya çalışılan bu tehlikeli akımın tıbbi boyutuna dikkat çeken uzmanlar, eylemin saniyeler içinde ölümle sonuçlanabileceğini belirtiyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ile Nöroloji uzmanları, beyne oksijen gitmesinin engellenmesinin sonuçlarını şu sözlerle özetliyor:
"Boğazın sıkılması veya göğse şiddetli baskı uygulanması sonucu beyne giden kan akışı ve oksijen saniyeler içinde kesiliyor. Çocukların 'bayılma eğlencesi' olarak gördüğü bu durum, beyin hücrelerinin hızla ölmesine, kalıcı felçlere, sara (epilepsi) krizlerine ve ne yazık ki ani kalp durmalarına neden olabilir. Bu kesinlikle bir oyun değil, düpedüz bir şiddet ve hayati risk eylemidir. Çocukların şaka ya da oyun kisvesi altında birbirlerinin canına kastetmesine izin verilemez."
"AİLELER VE ÖĞRETMENLER TETİKTE OLMALI"
Eğitimciler ve psikologlar ise ailelerin ve okul yönetimlerinin bu sinsi tehlikeye karşı çok uyanık olması gerektiğini vurguluyor. Akran zorbalığının dijital dünyayla birleşerek yön değiştirdiğini belirten uzmanlar, şu uyarılarda bulunuyor:
"Çocuklar dijital dünyada gördükleri akımları popüler olmak ya da bir gruba kabul edilmek için sorgulamadan taklit edebiliyor. Aileler, çocuklarının boyun bölgesinde kızarıklık, morluk, sebebi bilinmeyen baş ağrıları, gözlerde kanlanma veya ani halsizlikler gözlemliyorsa çok dikkatli olmalı. Okullarda da öğretmenlerin teneffüslerde çocukların bu tarz yakın temaslı ve tehlikeli hareketlerini yakından takip etmesi gerekiyor. Ayrıca çocuklara 'hayır' diyebilme becerisi aşılanmalı, sosyal medyadaki her akımın eğlence olmadığı anlatılmalıdır."
Sosyal medya platformlarında bu türe ait içeriklerin engellenmesi için adli ve siber süreçlerin başlatılması talep edilirken, çocuklarının hayatından endişe eden ebeveynler ise okul yönetimlerinin tedbirleri artırmasını ve emniyet birimlerinin bu akımı yayan hesaplara karşı acil önlem almasını istiyor.