Açıklamaya Susuz Belediye Başkanı Oğuz Yantemur, Selim Belediye Başkanı Barış Koç, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Görevden alma kararına sert tepki gösteren Uludaşdemir, CHP Genel Merkezi’nin aldığı kararı kabul etmediğini belirterek, Kars halkının iradesinin masa başında alınan kararlarla değiştirilemeyeceğini savundu.
Konuşmasında parti yönetimine yönelik eleştirilerde bulunan Uludaşdemir, Kars’ın tarih boyunca baskılara boyun eğmeyen bir şehir olduğunu ifade ederek, şunları söyledi;
Değerli basın mensupları kıymetli partililerim
Dün de hepinizin takip ettiği gibi
Daha önündeki kağıttan soyadımı okuyamayan sözde bir parti sözcüsü çıkmış 26 tane il başkanımızın görevden alındığını ifade etmiş hatta yetmemiş beni partiden de ihraç ettiğini söylemiş, hatta ve hatta Kars hakkında hüküm vermeye kalkışmış. Burdan ilk önce ona sesleniyorum
Önce insanın adını doğru söylemeyi öğren, sonra memleket hakkında konuşmaya cüret et. Siz daha bu şehrin insanını tanımıyorsunuz, ruhundan bihabersiniz; ama utanmadan Kars’ın iradesi üzerine ahkâm kesiyorsunuz.
Butlan vekilimiz iyi bilir
Seçilmeden bırakın il başkanı olmayı, bırakın milletvekili olmayı, bırakın grup Başkanvekili olmayı, bırakın parti sözcüsü olmayı atanarak gelenleri çoban bile yapmazlar Vallahi de yapmazlar, billahi de sizi karsa çoban yapmazlar.
Çünkü Kars’ı tanımadan, insanını anlamadan, bu şehrin sokaklarında yürümeden, köylerinde bir bardak çay içmeden, bu halkın derdine omuz vermeden Kars hakkında karar veremezsiniz. Masa başında oturup Kars’ın iradesini değiştirebileceğinizi sanıyorsanız, Kars’ı zerre kadar tanımamışsınız demektir.
Kars öyle sıradan bir şehir değildir. Kars, mücadelenin kendisidir. Bu toprakların her karışında bağımsızlık ruhu, Kuvâ-yi Milliye ruhu vardır. Bu şehir tarih boyunca baskıya boyun eğmemiş, zorbalık karşısında diz çökmemiştir. Karslı koltuğa değil duruşa, makama değil karaktere değer vermiştir
Dün işgal ettiğiniz baba ocağımızda bir karar açıklamış olabilirsiniz. Evraklara imza atmış olabilirsiniz. Ama şunu aklınıza kazıyın; bir şehrin iradesi genel merkez koridorlarında değil, meydanlarında, sokaklarında ve insanların vicdanında şekillenir. Kars’ın iradesini ne bir imzayla değiştirebilirsiniz ne de bir kararla silebilirsiniz.
Biz bu görevlere koltuk için gelmedik. Bu mücadeleye makam için çıkmadık. Biz bu yola Kars’ın hakkını savunmak, örgütümüzün emeğini büyütmek ve Cumhuriyet Halk Partisi’ni Kars’ta daha güçlü yapmak için çıktık.
Bugün alınan kararın hukuki kısmını elbette hukuk değerlendirir.
Ancak CHP mahkeme salonlarında kurulan değil meydanlarda savaşarak kurulan, mahkeme kararı ile atananların değil kongre ve kurultaylarda seçilenlerin partisidir, biz bu kararı kabul etmiyoruz. benim için en büyük mahkeme Kars halkının vicdanıdır.
Bunun en açık göstergesi ortada. Beni görevden aldınız ama haftalardır bu görevi kabul edecek ama yüzüne tükürülecek bir adam bulamadınız. Çünkü Kars’ın onurlu, şerefli insanları halkın iradesini yok sayan bir anlayışın parçası olmayı reddediyor. Bu bile tek başına alınan kararın halkta hiçbir karşılığı olmadığını göstermeye yeter.
Biz bugüne kadar partimiz zarar görmesin diye hakkımızda söylenen iftiralara cevap vermedik. “Partimiz yıpranmasın.” dedik, sustuk. Ama sustukça yalan büyüdü, iftira cesaret buldu. Artık gerçekleri konuşmanın zamanı geldi.
Aylarca il binamız üzerinden iftira attılar. Güya bu bina üç milyon liraymış da biz on üç milyon liraya almışız. Binanın 3 milyon TL olduğunu genel başkanımız Sayın Özgür Özel geldiğinde kameralar karşısında söyleyen kişi var ya, mirastan payını alıp erkenden harcamaya başlayıp sonra kardeşlerinin malına göz diken, oğlu kars CHP milletvekilinin danışmanı, kızı AK PARTİ kars kadın kolları yöneticisi. İnsan iftira atarken bile biraz akıl kullanır. Kars’ın merkezinde, iki katlı tarihi bir Rus yapısının üç milyon liraya alınamayacağını bu şehirde yaşayan çocuk bile bilir.
Bu bina sıradan bir bina değildir. Bu bina Cumhuriyet Halk Partisi’nin Kars’taki mücadelesinin evidir. Gençlerin umudu, kadınların emeği, üyelerimizin alın teridir. Biz bu binayı bir kişinin makamı için değil, örgütümüzün geleceği için kazandırdık.
Bugün bize iftira atanlara şunu hatırlatıyorum: Bu il binası yıllar önce yine aynı zihniyet tarafından kapatıldı, satıldı ve CHP Kars’ta binasız bırakıldı. O gün örgütün kapısına kilit vuran anlayış, bugün örgütün iradesine kilit vurmaya kalkıyor. Değişen sadece isimlerdir; zihniyet aynıdır.
Ama unuttukları bir şey var. O gün de pes etmedik, bugün de etmeyeceğiz. Nasıl ki kapatılan o il binasını mücadelemizle yeniden kazandırdıysak, gerekirse yine alacağız, yine elimizi taşın altına koyacağız ve yeniden Cumhuriyet Halk Partililerin hizmetine sunacağız. Çünkü o bina sadece dört duvar değil; mücadelemizin, örgüt irademizin ve Kars halkının onurunun simgesidir.
Bir binayı elimizden alabilirsiniz, bir tabelayı indirebilirsiniz, bir görevi elimizden alabilirsiniz. Ama bu örgütün inancını, bu halkın iradesini ve Kars’ın mücadele ruhunu asla teslim alamazsınız.
Biz sancılı bir süreçten geçiyoruz. Bundan yüz yıl önce bu topraklarda verilen mücadele nasıl inançla kazanıldıysa, bugün de aynı inançla yolumuza devam edeceğiz.
Baş vereceğiz ama baş eğmeyeceğiz. Bu yoldan dönmeyeceğiz. Demokrasiye, hukuka ve halkın iradesine sonuna kadar sahip çıkacağız. Son sözü yine millet söyleyecek. Kazanan yine halk olacak.
Ve şunu herkes çok iyi bilsin: Bu mücadele burada bitmez, burada başlar. Biz geri adım atmayız, susmayız, boyun eğmeyiz. Kars’ın iradesini yok sayan kim varsa karşısında bizi bulur. Çünkü biz haklıyız, çünkü biz halkız.
Ben bir aşiret torunu değilim, öyle zengin akrabalarım da yoktur. Ben elektrik işçisi Atilla’nın oğlu Onur’um. Bu zihniyet bir emekli öğretmenin çocuğuna da genel başkanlığı çok gördü, bir işçi çocuğuna da il başkanlığını çok gördü.
Yarın daha güçlü, daha kararlı olacağız ve bu mücadeleyi mutlaka kazanacağız. Kars’ın onurunu, emeğini ve iradesini kimseye teslim etmeyeceğiz.
Benim vicdanım rahat. Ve inanıyorum ki bu halkın vicdanı da en doğru kararı verecek. Çünkü sonunda kazanan her zaman haklı olan, yani halk olacaktır
Bugün beni yalnız bırakmadığınız için hemşerilerime ve partililerime teşekkür ediyorum. Bugün bana bir kez daha gösterdiniz ki benim kimsenin kıyas edemeyeceği kadar büyük bir ailem var. İyi ki varsınız. Birlikte başaracağız.
Bu mücadele bize yalnızca direnmenin değil, kimin karşısında duracağımızı ve hangi değerlere sahip çıkacağımızı da öğretti. Tam da bu yüzden, bugün yolumuzu aydınlatan dizeler şunlardır:
Bunlar,
Engerekler ve çıyanlardır,
Bunlar,
Aşımıza, ekmeğimize
Göz koyanlardır,
Tanı bunları,
Tanı da büyü…"