Kars merkeze bağlı Karakale köyünde 2023 yılında yedi kadınla başlayan tarımsal kalkınma kooperatifi, bugün 21 üyeyle üretimini sürdürüyor. Kaz yetiştiriciliğiyle yola çıkan kadınlar, köyde yetişen bitkileri, süt ürünlerini ve geleneksel yemekleri de değerlendirerek aile bütçelerine katkı sağlıyor.
Karakale Köyü Kadın Girişimci Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Perihan Çakarsın, ilk faaliyetlerinin kaz yetiştiriciliği olduğunu anlattı. Kooperatifin zamanla ürün çeşitliliğini artırdığını belirten Çakarsın, turizmi de çalışma alanlarına katmayı hedeflediklerini söyledi.
Kooperatif yönetim kurulu üyesi Sevtap Özdemir ise yedi kişiyle başladıkları çalışmayı 21 üyeyle sürdürdüklerini ifade etti. Özdemir, kadınların kaz yetiştirmenin yanı sıra doğadan evelik, ısırgan, kekik, kuş ekmeği ve yarpuz topladığını; bu bitkileri temizleyip kurutarak değerlendirdiğini anlattı. Köyde yetişen kımıdan peynir altı suyuyla turşu, kırmızı ve kara kuşburnundan marmelat yaptıklarını belirtti.
Kadınların kırmızı kuşburnu reçeli de hazırladığını söyleyen Özdemir, meyveleri tek tek açıp temizleyerek elde ettikleri bu ürünün büyük emek istediğini dile getirdi. Kooperatifte sarı yağ olarak da bilinen sade yağ, yarma ve kurutulmuş kaz da üretiliyor. Üyeler, boş zamanlarında ördükleri el emeği ürünleri de kooperatif bünyesinde değerlendiriyor.
“Ürünlerimiz değerlendi”
Kooperatifin kadın üyeleri, köydeki günlük işlerinin yanında üretime katıldıklarını anlattı. Yoğurt, peynir, tereyağı ve ayran yaptıklarını, ekmek pişirdiklerini ve kooperatif için bitki topladıklarını belirten üyeler, topladıkları ürünleri kendi elleriyle temizleyip hazırladıklarını söyledi.
Kadınlar, emeklerinin gelire dönüşmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek bu gelirin çocuklarının eğitim masraflarına ve ev ihtiyaçlarına katkı sağladığını anlattı. Bazı üyelerin evlerinde çocuklarına çeyiz hazırladığını belirten kadınlar, “Küçük küçük ama güzel katkılar sağladı. Ürünlerimiz değerlendi” dedi. Üyeler, kendilerine bu imkânı sunduğu için Kooperatif Başkanı Çakarsın’a teşekkür ederek ileride daha fazla üretim yapmak istediklerini söyledi.
Satışlar sosyal medya ve dernekler üzerinden yapılıyor
Perihan Çakarsın, satışların çoğunlukla Instagram üzerinden yürütüldüğünü söyledi. Ürünleri toplu alım yapan kuruluşlara ulaştırdıklarını, yöredeki otellerin de tanıtım amacıyla ürün aldığını belirten Çakarsın; Kars, İzmir ve Ankara’daki dernekler aracılığıyla da toplu satış yaptıklarını ifade etti. Kaz siparişlerinin uygun taşıma koşulları sağlanarak kargoyla gönderildiğini kaydetti.
Üretimi daha profesyonel hâle getirmek istediklerini anlatan Çakarsın, KOSGEB’den proje kapsamında destek talep ettiklerini ve destek gördüklerini söyledi. Kaz yolma makineleri, kuluçka makineleri KOSGEB’den aldıklarını, reçel dolum makinesine ihtiyaç duyduklarını aktardı.
Çakarsın, yurt içi satışların yanında yurt dışına açılmayı da hedeflediklerini belirterek İngiltere’de görüştükleri market zincirleri bulunduğunu söyledi. Bu sezon, kooperatifte ürettikleri kurutulmuş ürünlerden iki paletlik bir sevkiyatla ihracata başlamayı umduklarını ifade etti.
Köy sofrasındaki lezzetleri turistlere sunmak istiyorlar
Kooperatif üyelerinin hazırladığı kahvaltı sofrasında pişi, fırında patates, köyde yetişen tavukların yumurtaları, taze ve bekletilmiş beyaz peynir, keçi sütünden yapılan ürünler, lor peyniri, kekikle hazırlanan ve yörede “şor” olarak adlandırılan peynir, tereyağı, sarı yağ, kuşburnu reçeli ve marmelatı yer alıyor. Kadınlar ayrıca kuymağı, yörede “keserli” denilen katmeri, kete ve köy ekmeğini de hazırlıyor.
Sofradaki ürünlerden kavut helvasının yapımını anlatan üyeler, köyde hasat edilen kırmızı buğdayın yıkanıp kavrulduğunu, ardından değirmende iri taneli olarak öğütüldüğünü söyledi. Kavut adı verilen bu ürünün şekerli suyla karıştırılarak helva kıvamına getirildiğini; kahvaltıda veya tatlı olarak tüketildiğini anlattı.
Kadınlar, kaz etini farklı bir yemekle de değerlendirmek için kaz mantısı hazırladıklarını belirtti. Kazın karkasından ayrılan etin satırla kıyıldığını, tuz ve karabiberle hazırlanan iç harcın açılan hamura konulduğunu anlattılar. Mantıyı kurutulmuş yarpuz, sarımsaklı yoğurt ve yağla servis ediyorlar.
Sofrada kuşaktan kuşağa aktarılan haşıl da bulunuyor. Üyeler, buğdayın taş değirmende çekilmesiyle hazırlanan yemeği annelerinden ve babaannelerinden öğrendiklerini söyledi. Patates, hamur ve mercimekle yapılan kesme çorbası; doğadan toplanan bitkilerle hazırlanan kuş ekmeği çorbası ve kurutulmuş ısırganın yarma veya bulgur, domates ve soğanla pişirilmesiyle yapılan ısırgan çorbası da tanıtılan yemekler arasında yer aldı.
Kadınların anlattığı bir başka ürün ise kımı turşusu. Doğadan topladıkları kımıyı temizleyip kısa süre kaynattıklarını, soğuduktan sonra tuz ve peynir altı suyuyla bidonlara doldurarak turşu yaptıklarını belirttiler. Hamur işlerinin de kadınların imeceyle bir araya gelmesiyle hazırlandığını anlattılar.
Çakarsın, bu yemekleri köye gelen turistlerle buluşturmak istediklerini söyledi. Ziyaretçilerin Instagram üzerinden kooperatife ulaşıp önceden rezervasyon yaptırabileceğini belirten Çakarsın, konuklara köy ortamında yöresel ürünlerle hazırlanmış bir yemek deneyimi sunmayı amaçladıklarını ifade etti.
Bitkileri toplama ve kurutma yöntemlerini öğrendiler
Çakarsın, köy kadınlarının eskiden doğadan topladıkları bitkileri büyük şehirlerdeki yakınlarına hediye olarak gönderdiğini, kooperatif aracılığıyla bu ürünleri ailelere ek gelir sağlayacak biçimde değerlendirmeye başladıklarını anlattı.
Sevtap Özdemir, bitkilerin ne zaman toplanacağı ve hangi koşullarda kurutulacağı konusunda yaklaşık altı ay önce eğitim aldığını, öğrendiklerini diğer üyelere aktardığını söyledi. Özdemir, bazı bitkilerin sabah saatlerinde toplandığını ve temizlendikten sonra doğrudan güneş görmeyen serin ortamlarda kurutulduğunu belirtti. Kuş ekmeği, ısırgan, evelik, yarpuz ve kuşburnunun hem ürün hazırlığında hem de yöresel yemeklerde kullanıldığını anlattı.
Özdemir, geleneksel kullanımları olduğunu söylediği bir bitkiden balmumuyla merhem hazırladığını, kaz yağını da kooperatif ürünleri arasında değerlendirdiklerini aktardı. Bitkisel ürünlerin yaralara, yanıklara ve çeşitli rahatsızlıklara iyi geldiğine ilişkin sözleri, konuşmacıların kişisel deneyim ve geleneksel kullanım anlatımlarıdır; tıbbi etkinlikleri bu haberde doğrulanmış değildir.
Kooperatif üyeleri, kaz yetiştiriciliğiyle başlayan çalışmalarını yöresel gıdalar, el emeği ürünler ve köy turizmiyle büyütmek istediklerini belirterek üretimde ve satışta kendilerine verilen desteğin sürmesini beklediklerini dile getirdi.