Kars İHD'den yapılması planlanan şantiye açıklaması

Kars İHD, Belediye tarafından Karadağ Mahallesinde kurulmak istenen asfalt üretim şantiyesinin çevresel ve halk sağlığı açısından olumsuz etkileri olacağını ileri sürdü.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Kars Temsilciliği, Karadağ Mahallesi sakinlerinin ikametlerinin yakınlarına asfalt üretim şantiyesi kurulmasını istemediklerini belirterek, sorunu basın açıklaması yaparak komu oyunun bilgisine sundu.

İHD Kars İl Başkanı Güldane Kılıç, DEM Parti, EMEP ve SES’in de destek verdiği basın açıklamasında yaptığı basın açıklamasında, asfalt şantiyesinin yerleşim bölgesinde konumlandırılmak istenmesinin çevresel ve halk sağlığı açısından olumsuz etkileri olacağını söyledi.

“Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir” ilkesinin Anayasal güvence altına alındığını hatırlatan Güldane Kılıç yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Bu ilkenin de göz önünde bulundurarak yapılması planlanan asfalt üretim şantiyesinin durdurulmasını talep ediyoruz.
Anayasanın VIII. Sağlık, çevre ve konut başlıklı 56. maddesinin Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması alt başlığı altında çevre ile ilgili şu ifadeler mevcuttur: “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir”
Ayrıca 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nda bütün canlıların ortak değeri olan çevrenin korunması, iyileştirilmesi; kırsal ve kentsel alanda arazinin ve doğal kaynakların en uygun şekilde kullanılması ve korunması; su, toprak ve hava kirliliğinin önlenmesi; ülkenin bitki ve hayvan varlığı ile doğal ve tarihsel zenginliklerinin korunarak, bugünkü ve gelecek kuşakların sağlık, uygarlık ve yaşam düzeyinin geliştirilmesi ve güvence altına alınması için yapılacak düzenlemeleri ve alınacak önlemleri, ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleriyle uyumlu olarak belirli hukuki ve teknik esaslara göre düzenlenmesini öngören yasal zorunlulukların yeterince değerlendirilmediğini ve Karadağ Mahallesine kurulum yapılması kararı alındığını düşünüyoruz

Burada altını kalın kalın harflerle çizerek belirtmek isteriz ki 26.04.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5492 nolu “2872 Sayılı Çevre Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 1. maddesinde, “Bu Kanunun amacı, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamaktır" ifadesi mevcuttur. Sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre kavramları, çevre ile kalkınmayı tanımlayan, yani çevre bozulacak mantığıyla faaliyetlerin durdurulması yada hiç yapılmaması yerine çevreyi her türlü önlemle koruyarak sanayi faaliyetlerinin sürdürülmesini, böylelikle hem çevre korumanın hem de sanayi faaliyetlerinin bir arada olması gerektiğini savunan bir anlayışı tanımlamaktadır. Yani gerekli tüm teknik ve yasal önlemleri önceden almak kaydıyla her türlü endüstriyel faaliyet yapılabilir.
Asfalt sektörü, hammadde ve enerji kullanılan, ayrıca üretim yapan sektörlerden biri olması nedeniyle çevresel etkileri olan bir sektördür. Hammadde ve enerji kullanımının yoğun olduğu sektörlerde çevresel etkilerin oluşması normal bir durumdur. Burada önemli olan husus, çevresel açıdan gerekli teknik, hukuki ve idari önlemlerin alınmasıdır. Doğanın ve çevrenin korunması, hukuki ve etik boyutları olan teknik bir iştir. Bu bağlamda, işletmelerde çevresel açıdan yapılması gereken işlemlerin üç önemli boyutu vardır. Bunlardan ilki işlerin hukuki açıdan önem arz etmesidir. Yani işletmelerde çevre açısından yapılması gereken işlemler yasal zorunluluğu olan işlemlerdir. İkinci önemli boyutu ise etik açıdan önem arz etmesidir. Çünkü yapılacak faaliyet sonucu kirlenen ya da hasar gören doğa, tüm toplumun yararlandığı ve bugünden geleceğe aktarılacak olan ortak yaşam alanıdır ve etik olarak herkes tarafından korunması gerekliliği vardır. Üçüncü boyutu ise teknik boyuttur. İşletmelerde çevresel açıdan yapılacak işlemler önemli bir mühendislik formasyonu gerektirir. Tüm bu nedenlerle işletmecilerin çevre açısından yapılabilecek işlemleri en iyi şekilde planlaması ve uygulaması gerekir

Asfalt Endüstrisinde agrega üretiminin yapıldığı taş ocaklarında bitüm üretim tesislerinde ve asfalt plentlerinde çevresel etkiler oluşturduğu bilinmektedir. Asfalt sektörüne genel olarak baktığımızda agrega ve bitümün hammadde olarak kullanıldığı, enerji olarak ise elektrik, petrol, doğalgaz ve kömür kullanılabildiği görülmektedir. Hangi enerji kaynağı kullanılırsa kullanılsın bu enerji kaynaklarının ve hammaddelerin üretim süreçlerinde değişik çevresel etkiler oluşabilmektedir. Genel olarak bakıldığında asfalt endüstrisinin en büyük çevresel etkilerinin hava kirliliği ile ilgili olduğu görülmektedir. Çünkü asfalt endüstrisinin girdisini oluşturan agrega ve bitüm üretiminde bazı toz ve gaz emisyonlarının oluştuğu bilinmektedir. Bunların dışında asfalt üretiminin yapıldığı asfalt plentlerinde de bazı toz ve gaz emisyonlar oluşmaktadır. Plentlerin çevresel etkileri, kullanılan agreganın özelliğine, yakıtın kalitesine ve plentin özellikleri ile düşük ekipmanlarla donatılmasına bağlı olarak değişmektedir.
Hava kirliliğinin önemi, son yıllarda özellikle sera gazlarına bağlı olarak küresel ısınmanın artması nedeniyle giderek artmaktadır. Sera gazı olarak bilinen gazların yıllar içerisinde atmosferde miktarının artması sonucu oluşan gaz katmanının güneş ışınlarının yansımasını etkilemesi nedeniyle sera etkisinin oluştuğu bilinmektedir. Bunun sonucunda da güneş ışınları daha fazla atmosferde kalmakta bu da küresel ısıyı artırmaktadır. Küresel ısınmanın artması buzulların erimesi, iklim değişikliği, tarımsal faaliyetlerin etkilenmesi gibi birçok zincirleme etki oluşturabilmektedir.
Asfalt endüstrisinde sera gazları açısından değerlendirildiğinde, hava kirliliğini arttırarak küresel ısınmanın artmasına neden olan sera gazlarından CO2, CH4, N2O’in de açığa çıkıyor olması çevre açısından tehdit oluşturmasına sebep olmaktadır.
Agrega üretiminde tehlikeli atık oluşmamaktadır. Ancak, asfalt sektöründe oluşan bazı atıklar tehlikeli atık sınıfına girebilmektedir. Özellikle bitüm üretiminde oluşabilecek atıklar, yönetmeliğin “H3-A Yüksek Oranda Tutuşabilen başlığı altında verilen, Bir ateşleme kaynağı ile kısa süre temas ettiğinde kolayca tutuşabilen ve ateşleme kaynağı uzaklaştırıldıktan sonra yanmaya ve tükenmeye devam eden katı maddeler ve preparatlar” sınıfına girmektedir. Yönetmelikteki tehlikeli atık listesinde, kömür ve katran içeren bitümenli karışımlar kömür katranı ve katranlı ürünler şeklinde sınıflandırılmıştır. Burada kömür ve katran içeren bitümenli karışımlar kömür katranı ve katranlı ürünler ile kategorize edilen atıklar doğrudan tehlikeli atık olarak kabul edilmektedir.
Asfalt işletmelerinde üretim ve proses atıkları dışındaki, evsel nitelikli olan veya olmayan atıklar için bu yönetmelik hükümleri uygulanır. Bu tür atıkların herhangi bir alıcı ortama atılması yasaktır. Bu tür atıkların işletme içerisinde çöp biriktirme kaplarında geçici depolanarak çöp toplama araçlarına verilmesi ve ilgili kuruluşlarca düzenli depolama tesislerinde bertaraf edilmesi gerekmektedir.
Asfalt sektöründe bitüm üretimi sırasında petrol türevi bazı maddeler “Daha Az Tehlikeli Maddeler” başlığı altında verilen aromatik hidrokarbonlar (benzen, dinitrobenzen), halojenli hidrokarbonlar gibi maddeler açısından önem arz edebilir. Bitüm üretiminde veya plentlerde bu tür maddelerin oluşması durumunda herhangi bir alıcı ortama (su, toprak vb.) verilmemesi gerekir
asfalt endüstrisinin en önemli çevresel etkilerinin hava üzerine olduğu anlaşılmaktadır. Asfalt üretiminde oluşan gaz ve toz emisyonlarının öncelikle denetlenmesi ve önlenmesi uygun olacaktır. Bu konuda gerekli önlemlerin işletmeciler tarafından alınması önem arz etmektedir. Asfalt endüstrisindeki bu emisyonların önlenmesi veya tamamen ortadan kaldırılabilmesi için yeni hammadde kaynakları ile farklı üretim yöntemlerinin araştırılması gereklidir. Çünkü bitümlü karışımlardan oluşan asfalt üretim proseslerinde çevresel etkiler oldukça fazladır. Bu nedenle uzun dönemde yeni proseslerin geliştirilmesi gerekli hale gelebilir.

Özetle belirtmek isteriz ki;
Asfalt şantiyeleri ve yol yapım süreçleri; yüksek karbon emisyonu, toksik duman, su kirliliği ve ısı adası etkisiyle ekolojik dengeye büyük zararlar verir. Üretim aşamasında açığa çıkan sera gazları iklim değişikliğini hızlandırırken, ziftin toprağa/suya karışması, kanserojen bileşenler nedeniyle yaban hayatı ve insan sağlığı üzerinde kalıcı tahribat yaratır.
Asfaltın ısıtılması ve serilmesi sırasında havaya yayılan dumanlar; baş ağrısı, boğaz/göz tahrişi ve kanserojen bileşenler (PÇH) içerir.
Asfalt endüstrisi, sera gazlarının salınımına neden olarak küresel ısınmayı artırır.
Şantiye alanlarındaki gürültü ve atıklar yerel hayvan popülasyonunu etkiler.
Özetle, asfalt yapımı, hem şantiye sürecinde hem de sonrasında su kaynaklarını kirleterek ve havayı zehirleyerek ekolojik sistemler üzerinde ciddi ve kalıcı riskler oluşturmaktadır.
Yerleşim alanı olanı aynı zamanda yoğun şekilde hayvancılık yapılan bölgede Canlı Hayvan borsasının, sebze halinin ve hayvan barınağının konumlu bulunduğu bir mahallede bu tarz olumsuz etkileri bulunan bir üretim tesisinin kurulmak istenmesi mahalle haklının yaşamına kast etmek anlamına gelecektir. Bölgede Canlı Hayvan borsasının, sebze halinin ve hayvan barınağının bulunması ise bu tehditin mahalle ile sınırlı kalmayacağının tüm şehri etkileyeceğinin en büyük kanıtıdır.
Karadağ mahallesi aynı zamanda Vahşi çöp depolama alanı olarak kullanılmaktadır. Bu nedenle zaten risk altında bulunan bölge zararlı sızıntı sularının yeraltı sularına karışması, metan gazı kaynaklı patlama/yangın riskleri ve zararlı haşerelerin çoğalmasıyla toprak, su ve hava kirliliği ile karşı karşıyadır. Ayrıca, bölge ekosistemleri bozulması görsel/koku kirliliği olması nedeniyle insan sağlığını tehdit eden bir risk ile yüzyüze iken bu sorunları ortadan kaldırmak işçin çalışmalar projeler yapılması yerine ikinci bir risk yaratacak tesisin kurulması için bu bölgenin seçilmiş olması akla ziyan bir durumdur. Şehrin atıklarını evsel çöpleri ıslah edemeyen ve atık tesisi bulunmayan bir kentte asfalt şantiyesinde ki üretimde kaynaklı oluşacak tehlikeli atıkları bertaraf edebilmesi mümkün değildir.

Bizler yaşam hakkını ve herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olması gerektiğini savunanlar olarak Karadağ Mahallesinde faaliyete geçirilmesi planlanan Asfalt üretim şantiyesinin kuruluma karşı olduğumuzu ve alınan bu kararın iptali için gerekli mücadeleyi yürüteceğimizi kamuoyu aracılığı ile duyuruyoruz. Bu tarz çevreye ve insan sağlığına tehdit oluşturacak tesislerin Şehrin merkezinde ya da yerleşim yerlerinde olmaması bir gerekliliktir. İlgilileri halk ve çevre sağlığı konusunda daha duyarlı davranma davet ediyoruz.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Kars Haberleri