Açıklanan resmi verilere göre, Kars genelinde 2025 yılı boyunca hayatını kaybedenlerin sayısı 1.380 olarak kayıtlara geçerken, en yaygın ölüm nedeni dolaşım sistemi hastalıkları oldu.
TÜİK tarafından her yıl düzenli olarak yayımlanan ve toplum sağlığına dair önemli göstergeler sunan ölüm istatistiklerinin 2025 yılı raporu yayımlandı. Kars'a ait çarpıcı verilerin yer aldığı raporda; kaba ölüm hızı, bebek ölüm oranları ve ölüm nedenlerinin cinsiyete göre dağılımı detaylı bir şekilde yer aldı.
2025 YILINDA 1.380 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
TÜİK verilerine göre, serhat şehri Kars’ta 2025 yılı içerisinde toplam 1.380 ölüm olayı gerçekleşti. Hayatını kaybedenlerin cinsiyet dağılımına bakıldığında erkek nüfustaki ölüm oranının kadınlara göre daha yüksek olduğu görüldü. Kayıtlara geçen vefatların 770’ini erkekler, 610’unu ise kadınlar oluşturdu.
KABA ÖLÜM HIZI BİNDE 5,1 OLARAK GERÇEKLEŞTİ
Bin nüfus başına düşen ölüm sayısını ifade eden kaba ölüm hızı parametresinde ise Kars, binde 5,1'lik bir oran yakaladı. Bu oran, kentteki nüfus hareketliliği ve ölüm trendlerinin istatistiksel dengesini ortaya koydu.
EN BÜYÜK TEHDİT: DOLAŞIM SİSTEMİ HASTALIKLARI
Raporda en çok dikkat çeken bölümlerden biri de ölüm nedenleri istatistiği oldu. Kars’ta yaşanan ölümlerin kök nedenleri incelendiğinde; kalp krizi, damar hastalıkları ve yetmezlik gibi durumlardan oluşan dolaşım sistemi kaynaklı hastalıklar ilk sırada yer aldı. 2025 yılında kent genelinde hayatını kaybeden toplam 1.380 kişiden 486’sının ölüm nedeni bu hastalıklar olarak rapor edildi.
BEBEK ÖLÜM HIZI BİNDE 6,3
Toplumların gelişmişlik ve sağlık altyapısı düzeyini gösteren en hassas verilerden biri kabul edilen bebek ölüm hızına dair rakamlar da raporda paylaşıldı. Kars'ta canlı doğan her bin bebek başına düşen ölüm sayısını simgeleyen bebek ölüm hızı, 2025 yılı verilerine göre binde 6,3 olarak kayıtlara geçti.
Uzmanlar, Kars'taki ölüm nedenlerinde dolaşım sistemi hastalıklarının ilk sırada yer almasının bölgedeki beslenme alışkanlıkları, hareket düzeyi ve iklim şartlarıyla ilişkili olabileceğini belirterek, kalp ve damar sağlığına yönelik farkındalık ile tarama çalışmalarının artırılması gerektiğine dikkat çekiyor.