AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, Kars'ta partisinin "Teşkilat İftarı"nda konuşarak, "8 Türk devletinin ve bunların yanı sıra soydaş ve akraba topluluklarımızın da içerisinde yer aldığı o büyük Türk dünyasını bir araya getirmek için gece gündüz koşturuyoruz, çalışıyoruz." dedi.
AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın’ın da kendisine eşlik ettiği Kürşad Zorlu, ilk olarak partisinin Kars İl Başkanlığını ziyaret etti. Burada AK Parti Kars İl Başkanı Muharrem Sancar ve partililer tarafından karşılanan Zorlu, bir süre partililerle görüşmesinin ardından Kars Valisi Ziya Polat’ı makamında ziyaret etti.
Kars Şehit ve Gaziler Derneği, Kars Belediyesi ile Azerbaycan Başkonsolosluğunu da ziyaret eden Zorlu, partisinin bir restorantta düzenlediği "Teşkilat İftarı" programına katılarak partililerle bir araya geldi. Ney dinletisiyle başlayan programda Kur'an-ı Kerim okundu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, "Türkiye sözüne itibar edilen arabuluculuk mekanizması için çağrılan bir ülke haline gelmiştir, bu da Türkiye'nin gücüdür." dedi.
Zorlu, Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığının kurulduğu günden bu yana çalışmalarını sürdürdüğünü ifade ederek, "O tarihten itibaren kurucu başkan olarak, 8 Türk devletinin ve bunların yanı sıra soydaş ve akraba topluluklarımızın da içerisinde yer aldığı o büyük Türk dünyasını bir araya getirmek için gece gündüz koşturuyoruz, çalışıyoruz." dedi.
Ülkenin milli ve güvenlik meselesinin siyasette polemik konusu yapılmaması gerektiğini dile getiren Zorlu, "Bir bakıyorsunuz ana muhalefet partisine, genel başkanına bir ara balıklar ürküyor diye savunma sanayimize laf atıyordu. Ardından bir de baktık bizim savunma sanayi kapasitemizi küçümseyerek bir de bunu yurt dışına, başka devletlere, ülkelere mesajlar verme çabasında gördük. Bunlar tabii çok hazin ama en son açıklaması bu kez de Türkiye'nin bu bölgemizde yaşanan savaş ve kaosla ilgili yaklaşımını ve buradaki politikasını eleştiriyor tabii eleştirebilirsiniz hakkınızdır. Ama bu tür bir milli, güvenlik meselesi asla siyasete polemik konusu yapılamaz. Cumhurbaşkanımızın önderliğinde bizim tek bir hedefimiz var, kuzeyden güneye, doğudan batıya hiçbir ayrım gözetmeksizin 86 milyon yurttaşımızın bir ve beraber olacağı ve etrafımızdaki bu ateş çemberinden onları koruyacağımız bir süreci inşa etmektir. Hamdolsun bugün Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanımızın markasıyla bu güvenlik çemberini oluşturmaya devam ediyoruz." diye konuştu.
Zorlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye bir yandan bütün kurumlarıyla bu süreci hazırlıklıdır. Başta güvenlik mekanizması ve bölgesel diplomasiyi önceleyen adımlarımızla farklılık yaratıyoruz. Bugün Türkiye hem savaşın bir tarafıyla hem diğer tarafıyla görüşebilen nadir ülkelerden bir tanesi olmuştur. Sadece burada değil, Ukrayna-Rusya krizinde, bakıyorsunuz Etiyopya-Somali krizinde, uzak coğrafyalarda artık Türkiye sözüne itibar edilen arabuluculuk mekanizması için çağrılan bir ülke haline gelmiştir, bu da Türkiye'nin gücüdür. Kadim geçmişimizden aldığımız çok önemli bir bizim güç kaynağımız haline gelmiştir."
Türkiye-Azerbaycan arasınca güçlü ve önemli bir bağ olduğunu ifade eden Zorlu, "Türkiye güçlü olursa Azerbaycan elbette güçlü olur ve biz inanıyoruz ki Azerbaycan güçlendikçe büyük Türk dünyası gücüne güç katar, taçlanır ve geleceğe ilerler diye biliyoruz, öyle inanıyoruz. Bu bakımdan bizim aramızdaki bağ ne bir dedikodu ne bir sosyal medya paylaşımı. Bizim aramızdaki bağ bir gönül bağı, bir kader birlikteliğidir. Azerbaycan'daki kardeşlerimize de aracılığınızla selamlarımı hürmetlerimizi iletmek istiyoruz. Ve Kars inşallah bu iki devletin ve günün sonunda 8 devletin güç birliğinin taçlandığı önemli bir merkez haline gelecek. Nasıl gelecek? Orta koridor Çin sınırından yaklaşık 600 milyar dolarlık bir ticaret kapasitesini Azerbaycan ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya götüren o koridordan bahsediyoruz. Ve şimdi hamdolsun, yine bir zamanlar hayal edilemeyen gerçekleşti." ifadesini kullandı.
Azerbaycan ve Türkiye'nin dayanışmasıyla Karabağ'ın işgalden kurtarıldığına değinen Zorlu, "Şimdi orada bir koridor çalışması artık hızlı bir biçimde devam ediyor. Ve burası açıldığında ne olacak? Türkiye-Azerbaycan ulaşımı doğrudan 48 saate kadar azalacak. Bunun yanı sıra Orta Asya'daki o bahsettiğim pazar yüzde 30-35'lik bir zaman tasarrufuyla güçlenmiş olacak. Ve dahası deniz yoluyla Süveyş Kanalı üzerinden olan o transfer de haftalarca bir azalma kapasitesine erişecek. İşte bunlar hayata geçtiğinde Doğu Anadolu Bölgemiz ama onun özelinde Kars inanıyoruz ki bu merkezin itici gücü olacak, çekim gücü olacak ve bir lojistik merkezi olacak. İnşallah bu gelişmeler hızlandığında Türkiye ve Ermenistan arasındaki normalleşme süreci de ilerliyor, yoluna devam ediyor. İnanıyoruz ki bu sonuçlandığında ve kapılar açıldığında Kars'ta yeniden işte bu kapının, hem ticaretin, hem dostluğun, hem barışın, hem huzurun çekim merkezi olacak. İşte bu anlamda baktığımız büyük Türk dünyasını inşallah Cumhurbaşkanımızın dediği gibi 21. yüzyılı Türk dünyasının asrı hedefimiz, yapma hedefimiz var buna inanıyoruz. Bu uğurda adım adım güçlü adımlarla ilerlemeye devam ediyoruz."