Yalnız Yaşıyoruz, Yalnızlaşıyoruz. İçimize kapandık. Farkında olmadan kendimizi yalnızlığa mahkûm ettik. Aynı şehirlerde, aynı sokaklarda, hatta aynı apartmanlarda
yaşıyor fakat birbirimizden habersiz bir hayat sürüyoruz. Bir zamanlar kapısını çalmadan girilen evlerin, uzun sohbetlerin, birlikte içilen çayın, hâl
hatır sormanın sıcaklığını bugün giderek daha az hissediyoruz.
Hastalıkta, sağlıkta, iyi günde, kötü günde birbirimizin yanında olmayı unuttuk. Komşuluklarımız zayıfladı. Dostluklar mesafeye dönüştü. Yan yana oturduğumuz
sofralarda bile birbirimizin yüzüne bakmak yerine ekranlara bakıyoruz. Konuşuyoruz ama çoğu zaman birbirimizi dinlemiyoruz. Haberleşiyoruz fakat birbirimizin
hâlini gerçekten bilmiyoruz. Evler büyüdü,
Odalar çoğaldı. Teknoloji gelişti, sanayi ilerledi, imkanlarımız arttı. Fakat bütün bu gelişmelerin arasında insanlığımızdan ve birbirimize olan yakınlığımızdan
bir şeyler eksildi. Samimiyet azaldı, sohbetler yavanlaştı. Kalabalıkların içinde yalnızlaşmaya,
Birbirimizden uzaklaştıkça kendi içimize kapanmaya başladık. Belki de bugün kendimize şu soruyu sormalıyız: Bunca imkâna rağmen neden birbirimize bu kadar
uzaklaştık? Çünkü insan yalnızca bir evde yaşamaz; insan başka insanların kalbinde, sevgisinde, Dostluğunda ve dayanışmasında yaşar. Asıl mesele daha çok şeye sahip
olmak değil, sahip olduklarımızın arasında birbirimizi kaybetmemek, birbirimizin kıymetini bilmektir.
YALNIZLAŞIYORUZ
YALNIZLAŞIYORUZ
İlk yorum yazan siz olun