“Zihniyet Değişmeden Bu Toprakta Hiçbir Şey Değişmez”

“Zihniyet Değişmeden Bu Toprakta Hiçbir Şey Değişmez”

Kars Dolunay Derneği Engelliler Birim Başkanı Faruk Ocak, “Zihniyet Değişmeden Bu Toprakta Hiçbir Şey Değişmez”

"Kul hakkı bu memlekette dilde var, hayatta yok. Herkes, bir başkasının sırtından en kolay nasıl çıkar sağlarım hesabında. Ticarette yalan söylemek ayıp olmaktan çıkmış, uyanıklık sayılır hâle gelmiş. Eksik malı tam diye satmak, kusuru gizlemek, söz verip tutmamak normalleşmiş. Üstelik bu yanlışlar, utanmadan savunuluyor; yalanın üstü örtülüyor.

Zengin olan zenginliğe doymuyor, fakir ise ne yaparsa yapsın yerinde sayıyor. Çünkü adalet terazisi bozuk. Aynı iş, aynı hizmet; ama kişiye göre muamele, kişiye göre fiyat. Tanıdık varsa kapılar açılıyor, yoksa yüzler asılıyor. Bu düzen, insanın içini sessizce çürüten bir eşitsizlik üretiyor.

Evlerimizin içi tertemiz; ama kapının dışı umurumuzda değil. Elimize geçen çöpü sokağa atıyoruz. “Benim evim değil” diyerek sorumluluğu başkasına yüklüyoruz. Oysa kirlenen sadece yol değil, ortak vicdan. Temizlik sadece evin içinde kalınca, ahlak da sınırda bitiyor.

Bir de unvan hastalığı var. “Ben üniversiteliyim”, “Ben mühendisim” diyerek kendini başkasından üstün görenler… Daha acısı, toplumun da bu üstünlüğü sorgulamadan kabul etmesi. Diploma insanı değerli kılmaz; insanlığı olmayanın elindeki belge sadece kâğıttır. Bilgi, ahlakla birleşmediğinde kibir üretir.

Bu zihniyet meselesi, sivil toplumda da karşımıza çıkıyor. Özellikle görme engellilerle ilgili sivil toplum örgütlerinde… Evet, bu alanda gerçekten taşın altına elini koyan, engellinin refahı için mücadele eden, hak savunuculuğunu onuruyla yapan başkanlar var. Gece gündüz koşturan, bir tek engellinin hayatına dokunabilmek için mücadele eden insanlar var. Onlar bu ülkenin vicdanıdır.

Ama bir de diğer yüz var. Engelliyi vitrin olarak kullanan, onun sırtından rant devşiren, projeyi değil kendini büyütenler… Yardımı, dayanışmayı değil; koltuğu, gücü ve görünürlüğü önemseyenler. Engellinin adı var, kendisi yok. Onun sesi susturulmuş, hakkı pazarlık konusu yapılmış. İşte bu da kul hakkının başka bir şekli.

Sorun yalnızca yukarıda değil. Sorun, hepimizin içinde taşıdığı alışkanlıklarda. Zihniyet değişmedikçe; kim gelirse gelsin, hangi yönetim değişirse değişsin, bu memleketin iki yakası bir araya gelmez. Çünkü gerçek değişim, önce insanın kendine dürüst olmasıyla başlar. Aynaya bakmadan, vicdanla yüzleşmeden hiçbir sistem bu toplumu toparlayamaz.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler