Prof. Dr. Özkaya, geçen hafta sırt ağrısı ve inatçı öksürük şikayetiyle başvuran 40’lı yaşlardaki iki kadına akciğer kanseri tanısı konulduğunu belirterek, vakaların sigara kullanımı, aile öyküsü ve yaş gibi klasik risk faktörlerinden bağımsız geliştiğini ifade etti.
Dünya genelinde 50 yaş altındaki bireylerde akciğer, kolon ve meme kanseri başta olmak üzere birçok kanser türünde artış yaşandığını kaydeden Özkaya, İngiltere Biyobankası verileri üzerinde yapılan araştırmaların biyolojik erken yaşlanma ile erken başlangıçlı kanserler arasında ilişki bulunduğunu ortaya koyduğunu söyledi.
Özkaya, özellikle akciğer, sindirim sistemi ve rahim kanserlerinde risk artışının dikkat çektiğini belirterek, hızlandırılmış biyolojik yaşlanmanın nedenlerinin araştırıldığını vurguladı. Genç kadınlarda sigara ve aile öyküsünden bağımsız gelişen kanser vakalarına ilişkin çalışmalarda, erken yaşta kullanılmaya başlanan kozmetik ve makyaj ürünlerinin de bilim insanlarının gündeminde yer aldığını ifade eden Özkaya, kozmetik ürünlerin uzun vadeli sağlık etkilerine ilişkin verilerin halen sınırlı olduğunu kaydetti.
Kozmetik ürünlerde bulunan bazı bileşenlerin ve kirletici maddelerin olası etkilerinin araştırılmaya devam ettiğini belirten Özkaya, formaldehit, benzen ve talk gibi bazı maddelerin ulusal ve uluslararası kuruluşlar tarafından kanserojen olarak sınıflandırıldığını söyledi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.