Kars Merkez’de 14-20 Eylül 2026 tarihleri arasında kutlanan 39’uncu Ahilik Haftası kapsamında Küçük Sanayi Sitesi Sosyal Tesisleri’nde program düzenlendi. Ahiliğin dürüstlük, güven, alın teri, kardeşlik, dayanışma ve helal kazanç anlayışının öne çıkarıldığı programda, ilin çırağı Nisa Nur Yıldırım, ilin kalfası Berkay Sabrioğlu ve ilin ahisi Tayyar Kaplan’a kuşakları bağlanarak plaketleri verildi.
14-20 Eylül 2026 Ahilik Haftası dolayısıyla Küçük Sanayi Sitesi Sosyal Tesisleri’nde program düzenlendi. 39’uncu Ahilik Haftası kapsamında gerçekleştirilen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Programa Kars Valisi Ziya Polat, Kars Belediye Başkanı Prof. Dr. Ötüken Senger, Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kadir Bozan, S.S. Kars Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Şentürk Özyılmaz, Kars Radyo-TV ve Elektrikçiler Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Oruç Tekçiler, daire müdürleri ve esnaflar katıldı.
Tekçiler: “Ahiliğin temel değerleri değişmemelidir”
Programın açılış konuşmasını yapan Kars Radyo-TV ve Elektrikçiler Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Oruç Tekçiler, Ahilik kültürünün yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti.
Tekçiler, “Bugün burada, Anadolu’nun kadim değerlerinden biri olan Ahilik kültürünü yaşatmak, gelecek nesillere aktarmak ve esnaf ve sanatkârlarımızın toplumumuzdaki önemini bir kez daha vurgulamak amacıyla bir aradayız. Ahilik; sadece bir esnaf teşkilatı değildir. Ahilik; dürüstlüğün, güvenin, alın terinin, kardeşliğin, dayanışmanın ve helal kazancın hayat bulduğu köklü bir medeniyet anlayışıdır” dedi.
Ahilik kültürünün temelinde dürüstlük, güven ve alın terinin bulunduğunu ifade eden Tekçiler, Ahiliğin “Ben kazanayım, gerisi önemli değil” anlayışı yerine “Ben kazanırken komşum da kazansın, toplumum da kazansın” anlayışını esas aldığını söyledi.
Ahi Evran-ı Veli’nin bıraktığı mirasın yüzyıllar boyunca esnaf ve sanatkârların yolunu aydınlattığını belirten Tekçiler, Ahilik anlayışında esnafın yalnızca mal satan kişi olmadığını; müşterisine güven veren, komşusunu gözeten, ihtiyaç sahibinin yanında olan ve kazancını alın teriyle elde eden kişi olarak görüldüğünü dile getirdi.
Tekçiler, değişen teknoloji, gelişen ticaret anlayışı ve ekonomik şartlar karşısında mesleklerin ve çalışma yöntemlerinin değiştiğini ancak Ahiliğin temel değerlerinin değişmemesi gerektiğini belirterek, ticaretin temelinde güvenin bulunduğunu ifade etti.
Esnafın en büyük sermayesinin itibarı, kaliteli üretimin temelinin ise emek ve alın teri olduğunu vurgulayan Tekçiler, Ahilik mirasının yalnızca anılmasının yeterli olmadığını, yaşatılarak gelecek nesillere aktarılması gerektiğini söyledi.
Esnaf ve sanatkârların ekonominin temel taşlarından biri olmasının yanı sıra mahalle, sokak, çarşı ve sosyal hayatın ayrılmaz bir parçası olduğunu kaydeden Tekçiler, esnafın zor günlerde vatandaşın yanında olduğunu, ihtiyaç sahibine el uzattığını, komşusunu gözettiğini ve toplumsal dayanışmanın örneklerini sergilediğini ifade etti.
“Gençlere mesleğin ahlakını da öğretmeliyiz”
Ahilik kültürünün özellikle genç nesillere aktarılmasının ortak bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Tekçiler, gençlere yalnızca meslek öğretmenin yeterli olmayacağını belirtti.
Tekçiler, “Gençlerimize sadece bir meslek öğretmek değil; mesleğin ahlakını, emeğin değerini, müşteriye saygıyı ve helal kazancın önemini de öğretmeliyiz. Güçlü esnaf, güçlü ekonomi; güçlü ekonomi ise güçlü toplum demektir” ifadelerini kullandı.
Esnafın ayakta kalması, üretmeye ve hizmet vermeye devam etmesinin ortak sorumluluk olduğunu ifade eden Tekçiler, Ahilik Haftası’nın esnaf ve sanatkârlar arasındaki birlik ve beraberliği daha da güçlendirmesi, gençlere meslek sevgisi ve çalışma ahlakı kazandırması temennisinde bulundu.
Başta Ahi Evran-ı Veli olmak üzere Ahilik kültürünün oluşmasına ve yaşatılmasına katkı sağlayanları rahmet ve minnetle anan Tekçiler, alın teriyle ekmeğini kazanan tüm esnaf ve sanatkârların Ahilik Haftası’nı kutladı.
Taş, Ahilikte tüketicinin nasıl korunduğunu anlattı
Kars Ticaret İl Müdürü Bilal Taş ise Ahi Teşkilatı’nın Türk-İslam kültür ve medeniyetinin oluşturulmasında, daha sonra Osmanlı Devleti’nin kuruluşu ve büyümesinde önemli rol oynadığını söyledi.
Ahi Teşkilatı’nın Anadolu Selçukluları ve Osmanlı Devleti döneminde Türk esnaf, sanatkâr, sanayici ve ticaret erbabını asırlarca bünyesinde barındırdığını belirten Taş, iş ve meslek ahlakının oluşturulup korunmasında önemli görev üstlendiğini kaydetti.
Ahilerin devlet düzeni içerisinde kontrol mekanizması oluştururken tüketiciyi koruyan önlemler de aldığını ifade eden Taş, “Müşteri velinimetimizdir” sözünün güncelliğini koruyarak günümüz ticaret anlayışında da etkili olduğunu dile getirdi.
Taş, Ahi Teşkilatı’nda kalitesi bozuk mal üreten, tüketiciyi aldatan, yüksek fiyatla mal satan ve kurallara uymayan esnaf ve sanatkârlara ağır cezalar verildiğini, bunlar arasında en etkili yaptırımlardan birinin birlikten ihraç olduğunu anlattı.
Konuşmasında tarihi örnekler de veren Taş, boyacılık yapan bir esnafın boyayacağı iplerin ağırlığını fazla, getirilen peynir ve yağların ağırlıklarını ise düşük göstererek halkı aldattığı gerekçesiyle dükkânından çıkarıldığını anlattı.
Ahilikte esnafta her şeyden önce doğruluğun arandığını ifade eden Taş; hileli ve çürük iş yapmanın, müşteriden belirlenen fiyatın üzerinde ücret istemenin ve başkasının malını taklit etmenin büyük suç sayıldığını söyledi.
Terzilikten de örnek veren Taş, elbise diktirmek isteyen kişinin kumaşının ölçüm sonrasında tartıldığını, elbise hazırlandıktan sonra artan parçalarla birlikte yeniden tartılarak müşteriye teslim edildiğini belirtti. Noksan ölçü ve bozuk terazi kullananların cezalandırıldığını, sahte veya kalitesiz mal üretenlere de yaptırımlar uygulandığını anlattı.
“Pabucun dama atılması” deyiminin hikâyesini anlattı
Bilal Taş, konuşmasında günümüzde de kullanılan “Pabucun dama atılması” deyiminin Ahilik uygulamalarından miras kaldığını belirtti.
Taş’ın aktardığına göre, esnaf ve sanatkârların piri Ahi Evran, ayakkabıcıların bulunduğu çarşıdan geçerken yapılan ayakkabıları inceliyor, hileli bulduğu ürünleri keserek dama atıyordu. Dükkân kapatılıyor, ayakkabı ustasının peştamalı kapının önüne bağlanıyor ve müşteriye yeni bir ayakkabı verilerek mağduriyetinin önüne geçiliyordu.
Bu tür olayların esnaf arasında hızla yayıldığını belirten Taş, “Filanca ustanın pabucu dama atıldı” sözünün de bu uygulamadan günümüze kaldığını anlattı.
Taş ayrıca Ahi ahlakıyla yetişen Osmanlı esnaf ve sanatkârında doğruluğun esas olduğunu belirterek, hileli satışa izin verilmediğini söyledi.
Konuşmasında yabancı bir kumaş tüccarıyla Osmanlı esnafı arasında yaşandığı aktarılan bir olayı da anlatan Taş, kusurlu olduğunu bildiği kumaşı yabancı tüccara satmayı reddeden esnafın, ürünün başka bir ülkede müşterilere satılması halinde Osmanlı esnafının hilekâr olarak görülebileceği düşüncesiyle kusurlu kumaşı vermediğini aktardı.
Taş, birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi, çıraklık, kalfalık ve ustalık aşamalarından geçen sanatkârların Ahi ilkeleri doğrultusunda yetiştirilmesi ve asırların birikiminden oluşan iş ahlakının yaşatılmasının ülkenin geleceği açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
Ahi sisteminin yaşatılması için herkese görev düştüğünü belirten Taş, Ahi değerlerinin Türkiye’de ve dünyada daha fazla tanınması için çalışılması gerektiğini söyledi.
Senger: “Ahilik muazzam bir medeniyet projesidir”
Kars Belediye Başkanı Prof. Dr. Ötüken Senger de konuşmasında Ahilik kültürünün tarihi ve toplumsal önemine dikkat çekti.
Senger, “Ahilik, yalnızca bir mesleki örgütlenme veya orta çağ esnaf birliği değildir. Ahilik; Ahi Evran-ı Veli’nin kurduğu, Doğu ile Batı’nın, İslam’ın hikmetiyle Türk’ün misafirperverliğinin sentezlendiği, iktisadi hayatı, ahlakla ve bilimle mühürleyen muazzam bir medeniyet projesidir” dedi.
Ahiliğin temelinde “akıl, ahlak, çalışma ve hak” ilkelerinin bulunduğunu belirten Senger, sistemin Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması sürecinde sosyo-ekonomik bir işlev üstlendiğini ifade etti.
Senger, Ahilik sisteminin üretimi tüketim hırsına teslim etmediğini, insanı, emeği ve toplumsal adaleti merkeze aldığını belirterek Ahi zaviyelerinin yalnızca meslek okulu olmadığını; fedakârlık, dürüstlük ve yardımlaşmanın öğretildiği merkezler olduğunu söyledi.
Dijital çağ ve yapay zekâ vurgusu
Kars’ın Kafkasya’nın geçiş yolları üzerinde ticaretin, kültürün ve inancın yüzyıllarca harmanlandığı özel bir coğrafya olduğunu ifade eden Senger, Ahiliğin temel düsturlarından “Eline, beline, diline sahip ol” ilkesinin birlikte yaşama kültürünün de temel unsurlarından olduğunu kaydetti.
Esnafın yalnızca mal satan kişi olmadığını, mahallesinin güvenliğini gözeten, ihtiyaç sahibinin yanında bulunan ve komşusunun derdiyle ilgilenen bir kanaat önderi olduğunu dile getiren Senger, dijital çağ, küresel ekonomi ve yapay zekâ eksenli dönüşümün Ahilik ilkelerinin güncel bir bakış açısıyla yeniden yorumlanmasını gerekli kıldığını söyledi.
Bilgi ve inovasyonun büyük önem kazandığı günümüzde esnafın rekabet gücü artırılırken meslek etiğinden, doğruluktan ve ahde vefadan taviz verilmemesi gerektiğini belirten Senger, bunun köklü Ahilik geleneğinin geleceğe taşınmasının şartlarından biri olduğunu ifade etti.
Kars Belediyesi olarak yerel ticareti destekleyen ve esnafın yenilikçi yaklaşımlarla büyümesine zemin hazırlayan projelerde bu anlayışı yaşatmayı görev bildiklerini söyleyen Senger, Kars’ın kalkınması, üretimin artırılması ve gençlerin kendi topraklarında umutla esnaflık ve sanatkârlık yapabilmesi amacıyla merkezi yönetim, yerel dinamikler ve sivil toplum kuruluşlarıyla çalışmaya devam edeceklerini belirtti.
Senger, Ahiliğin “Müşterisini aldatan bizden değildir” ilkesinin yalnızca ticari bir uyarı değil, toplumsal güven, huzur ve sürdürülebilir kalkınma açısından da önemli olduğunu vurgulayarak Kars esnafının Ahilik Haftası’nı kutladı.
Vali Polat: “Mahalle kültürünün baş aktörü esnaftı”
Kars Valisi Ziya Polat ise konuşmasında esnafın geçmişten günümüze toplum hayatındaki yerine dikkat çekti.
Polat, “Ahi Evran başta olmak üzere besmeleyle dükkânını açan, helal rızk peşinde evlatlarına, çevresine helal kazancı anlatan ve yaşayan esnafımıza selam olsun” dedi.
Geçmişte mahalle esnafıyla vatandaşlar arasında güçlü bir güven ilişkisi bulunduğunu anlatan Polat, insanların evlerinin anahtarlarını mahalle bakkalına emanet edebildiği, ihtiyaç duyduklarında mahalle esnafından borç alabildiği günleri hatırlattı.
Polat, “Mahalle kültürünün baş aktörü mahalledeki esnaftı. Çocuklarımızın sokakta güvenle oynamasının gönüllü bekçiliğini yapan mahalle esnafımızdı. İnşallah Rabbim bize tekrar örfünü, adetini, Ahi Evran’ın yolundan yürüyen insanlar olarak yürümeyi nasip eder” ifadelerini kullandı.
İlin ahisi, kalfası ve çırağı ödüllendirildi
Konuşmaların ardından Kars’ta ilin çırağı seçilen Nisa Nur Yıldırım, ilin kalfası seçilen Berkay Sabrioğlu ve ilin ahisi seçilen Tayyar Kaplan için kuşak bağlama ve plaket töreni gerçekleştirildi.
Protokol üyeleri tarafından Nisa Nur Yıldırım, Berkay Sabrioğlu ve Tayyar Kaplan’ın kuşakları bağlanarak plaketleri verildi.
Programın ardından Ahilik duası edildi. Katılımcılara Ahilik pilavı ve şerbeti dağıtıldı.
Vali Ziya Polat ve beraberindeki protokol üyeleri daha sonra Küçük Sanayi Sitesi’ndeki esnafı ziyaret ederek esnafın sorunlarını dinledi.
Kaynak:Bahattin DAŞDELEN
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.