Yıllardır Karabağ sorununun çözülmesi şartıyla Doğu Kapı’nın açılmasını savunanlar, çoğu zaman haksız yere suçlandı, hatta hainlikle itham edildi. Oysa bugün gelinen noktada, bu kapının ne kadar stratejik ve hayati olduğu artık daha net görülüyor. Nihayet barışın sağlanması ve Karabağ meselesinin çözülmesiyle birlikte, yıllardır dile getirilen o fikir gerçeğe dönüşmeye başladı.
Bu süreçte en büyük bedeli ödeyen yerlerden biri Kars ve bölge oldu. Yıllarca sınırın kapalı kalmasının ekonomik ve sosyal yükünü taşıdı. Bir dönem Ermenistan’da hayat ucuzdu; insanlar Gürcistan üzerinden geçip oraya gidiyor, alışveriş yapıyor, gezip dönüyordu. Şimdi ise tablo tersine döndü. Artık Ermeniler, Gürcüler, Nahçıvanlılar Kars’a geliyor; araçlarını mağazaların önüne çekip alışverişlerini yapıp geri dönüyorlar. Bu değişim, sadece ekonomik dengelerin değil, bölgedeki hareketliliğin de yön değiştirdiğini gösteriyor.
Elbette bu dönüşümün arkasında ekonomik gerçekler de var. Paramızın değer kaybı, sınır ticaretini farklı bir noktaya taşıdı. Ancak mevcut tabloya takılı kalmak yerine, bundan sonrasına odaklanmak gerekiyor. Çünkü Doğu Kapı’nın açılmasıyla birlikte Kars’ın ve bölgenin sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan ciddi bir ivme yakalaması mümkün.
Özellikle turizm açısından Kars’ın önemi daha da artacak gibi görünüyor. Türkiye’nin turizmde parlayan yıldızlarından biri olan Kars, sınırların açılmasıyla bu potansiyelini katlayabilir. Dünyanın farklı yerlerinde yaşayan milyonlarca Ermeni için de bu coğrafya ayrı bir anlam taşıyor. Birçok Ermeni’nin hayatında en az bir kez görmek istediği üç önemli yerden söz edilir: Van’daki Akdamar Adası, Kars’taki Ani Harabeleri ve Ermenistan’daki Eçmiadzin. Bu üç nokta, tarihsel ve kültürel bağları nedeniyle özel bir yere sahiptir. Bu açıdan bakıldığında, Ani’nin değeri ve çekim gücü çok daha belirgin hale geliyor.
Zengezur Koridoru’nun açılması da bu sürecin önemli bir parçası. Her ne kadar başlangıçta birkaç yıl içinde tamamlanacağı öngörülse de, güncel değerlendirmeler bu sürecin 2030’lu yıllara sarkabileceğini gösteriyor. Ancak bu gecikme, bölgenin hareketlenmesini engelleyecek bir durum değil. Aksine, mevcut kapılar ve altyapı çalışmaları sayesinde, özellikle Uzak Doğu’dan gelen yüklerin bu hatlar üzerinden taşınması şimdiden mümkün hale geliyor.
Üstelik beklemek için bir neden de yok. Hem Türkiye hem de Ermenistan tarafında demir yolu altyapısının yenilenmesi için çalışmalar başlamış durumda. Kısa bir hat olmasına rağmen, bu bağlantının tamamlanmasıyla birlikte tren yolları ve kara yolları aktif hale gelecek, sınırlar fiilen açılmış olacaktır.
Bu süreçte en anlamlı adımlardan biri de Ani’deki tarihi köprünün iki taraflı iş birliğiyle yeniden inşa edilmesi oldu. Bu sadece bir köprü değil; geçmişten bugüne uzanan bir barış sembolü. Ortak bir iradenin, ortak bir geleceğe dair umutların somutlaşmış hali.
Belki de bu yüzden bu sürecin adı “geç gelen mutluluk.” Evet, geç kaldı. Evet, yıllar kaybedildi. Ama yine de geldi. Ve belki de şimdi, bu mutluluk daha kıymetli.
Dileğimiz, bundan sonra Kars’ın ve bölgenin hak ettiği yere ulaşması; ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda yeniden canlanmasıdır. Geç gelen mutluluk, umarız ki bundan sonra kalıcı olur ve bu topraklara barış içinde, daha güzel günler getirir.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.