DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, bir dizi ziyaret ve incelemede bulunmak üzere Kars’a geldi. Partisinin yeni il binasının açılışına katılan Babacan, programın ardından İl Başkanı Ümit Atabey ile birlikte gazetecilerin karşısına geçerek gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Rize’den başlayan programlarının Artvin ve Ardahan’ın ardından Kars ile devam ettiğini belirten Babacan, Kars’taki temasları sırasında çiftçi, hayvancılıkla uğraşan üreticiler ve şoför esnafının sorunlarını dinlediklerini söyledi.
“Türkiye potansiyelini değerlendiremiyor”
Türkiye’nin tarım alanları, meraları ve genç nüfusuyla büyük bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Babacan, bu potansiyelin yeterince değerlendirilemediğini savundu.
Özellikle Kars ve Ardahan’daki geniş mera alanlarına dikkat çeken Babacan, hayvancılık potansiyeline rağmen Türkiye’nin canlı hayvan ve et ithal etmesini eleştirdi.
Babacan, “Şöyle baktım Ardahan’ın, Kars’ın koca yaylaları, meraları... Bir yandan bu potansiyel burada dururken dünyanın öbür ucundan, Güney Amerika’dan Türkiye’ye canlı hayvan getiriyoruz, et getiriyoruz. Bunlar gerçekten olmayacak işler” ifadelerini kullandı.
“Türkiye’nin bir tarım politikası yok”
Tarım ve hayvancılıkta üreticinin önünü görebileceği uzun vadeli bir planlamaya ihtiyaç olduğunu belirten Babacan, çiftçinin birkaç yıl sonrasını görebilmesinin önemine dikkat çekti.
Babacan, “Türkiye’nin bir tarım politikası yok. Bir ülkenin bir tarım politikası olur. Çiftçiye, üreticiye yön gösterirsiniz. ‘3 sene sonra, 5 sene sonra benim devlet olarak planım budur, üreticilerimizden beklentimiz budur’ dersiniz. Bir öngörülebilirlik getirirsiniz. O öngörülebilirlikle insan plan yapar, üretim yapar ve ürettiğinin karşılığını alır” dedi.
Gençlerin tarım ve hayvancılıktan uzaklaşmasını da önemli bir sorun olarak değerlendiren Babacan, bunun Türkiye’nin gelecekteki gıda güvenliği açısından risk oluşturduğunu savundu.
Yem, gübre, mazot ve elektrik desteği çağrısı
Çiftçinin üretim maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini belirten Babacan, devletin özellikle yem ve gübre konusunda daha fazla destek sağlaması gerektiğini ifade etti.
Babacan, “Devletin mutlaka yem parasının yarısını karşılaması gerekiyor. Gübrenin yarısını devletin karşılaması gerekiyor. Yine elektrikte, mazotta mutlaka devletin destek vermesi gerekiyor” diye konuştu.
Çiftçinin kullandığı mazot ve elektriğe yönelik desteklerin artırılması gerektiğini belirten Babacan, tarım ve hayvancılığa verilecek desteğin gıda fiyatları üzerinde de etkili olacağını söyledi.
Babacan, “Türkiye’de çiftçimizin yüzünün gülmesinin de gıda enflasyonunun düşmesinin de yolu tarıma, hayvancılığa daha fazla destek vermektir” ifadelerini kullandı.
Şoför esnafı için ÖTV çağrısı
Kars’taki temaslarında şoför esnafının taleplerini de dinlediklerini belirten Babacan, ticari araçların yenilenmesinde ÖTV yükünün azaltılması gerektiğini savundu.
Yüksek araç fiyatları ve finansman maliyetleri nedeniyle esnafın aracını yenilemekte zorlandığını söyleyen Babacan, ticari araçlarda bir defaya mahsus ÖTV alınmamasının çözüm olabileceğini ifade etti.
Finansman maliyetlerinin de yüksek olduğuna işaret eden Babacan, faizlerin düşük olduğu dönemlerde vatandaşların ve esnafın araçlarını daha kolay yenileyebildiğini söyledi.
“Ekonominin temeli güven”
Ekonomide yaşanan sorunların çözümü için güven ortamının sağlanması gerektiğini belirten Babacan, yüksek faizlerin de güven sorunuyla bağlantılı olduğunu savundu.
“Faiz nasıl düşecek? Güvenle düşecek. Güven olmayınca faiz düşmez. Güven olmayınca ekonomi büyümez. Ekonominin temeli güven, güven, güven” diyen Babacan, hukuk, adalet ve fırsat eşitliğinin ekonomik güven açısından önemli olduğunu ifade etti.
“Enflasyonun tek haneye inmesi için sistemin değişmesi lazım”
Konuşmasının devamında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni eleştiren Babacan, karar alma mekanizmalarında yetkinin tek merkezde toplanmasının sorunların çözümünü zorlaştırdığını savundu.
Yetkinin kurumlara ve yerel yönetim kademelerine dağıtılması gerektiğini belirten Babacan, şöyle konuştu:
“Bu kadar büyük ülke bir kişinin bir odadan yönetebileceği bir ülke değil. Beceremez, olmaz. Bakın son 10 yıldır başkanlık sistemi var. Son 10 yıldır enflasyon tek haneye inmiyor. ‘Bana yetkiyi verin, görün yapacağım’ diyordu. Yapamıyor, olmuyor. Çünkü bir kişinin yetkilenmesi meselesi değil. Ülkenin kurumlarının güçlü olması.”
Kamudaki yöneticilerin kendi sorumluluk alanlarında karar alabilecek yetkiye sahip olması gerektiğini ifade eden Babacan, sorunların sürekli üst makamlara taşınmasının çözüm süreçlerini yavaşlattığını söyledi.
Babacan, “Onun için bu sistemin de değişmesi lazım. Yöneten kadroların değişmesi lazım. Türkiye’nin ehil, dürüst, işini bilen, çalmayan, çaldırmayan kadrolar tarafından yönetilmesi lazım” ifadelerini kullandı.




Kaynak:Ata Gence TAN
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.