Doç Dr. Derya Coşkun’un tarihe ışık tutacak iki kitabı yayınlandı
Erzurum Teknik Üniversitesi Tarih Bölümü Ortaçağ Tarihi Anabilim dalı Başkanı Doç Dr. Derya Coşkun’un tarihe ışık tutacak iki kitabı yayınlandı.
Taberistan Melikleri)
BÂVENDÎLER
(44- 749 / 665-1349)
ARKA KAPAK YAZISI
Taberistan, tarih boyunca coğrafî zorlukları ve stratejik konumu nedeniyle merkezi otoriteyle uyum sağlamakta güçlük çeken bir bölge olmuştur. Dağlık ve engebeli yapısı, hem savunma avantajı sağlamış hem de muhalif hareketler için güvenli bir sığınak olmuştur. Bu özellik, Sâsânîlerden başlayarak bölgenin yerel hanedanlarca yönetilmesine ve merkezi otoritenin müdahalelerinin sınırlı kalmasına imkân tanımıştır. Müslüman fetihleri sürecinde bölge halkının savaşçı kimliği ve coğrafi avantajları, fetihlerin uzun süre başarıya ulaşmasını engellemiştir. Bâvendîler, Taberistan’ın bu jeopolitik yapısını stratejik bir fırsat olarak değerlendirmiştir. Şah Gazi Rüstem döneminde Selçuklu Devleti’nin çözülmesi ve merkezi otoritedeki boşluk, Bâvendîlerin topraklarını genişletmelerine ve bölgesel bir güç olarak öne çıkmalarına imkân sağlamıştır. Oğuzlarla doğrudan çatışmaktan kaçınmaları ve ittifaklara temkinli yaklaşmaları, Bâvendîlerin pragmatik siyaset anlayışını yansıtmaktadır. Bâvendîler sadece askerî ve siyasî bir güç değil, aynı zamanda kültürel ve ekonomik bir aktör olarak da öne çıkmıştır. Hüsâmüddevle Şâh Erdeşîr ve diğer emirler, şehircilik, ticaret, bilim ve sosyal refahı teşvik eden politikalar yürütmüş; Fârim Sârî ve Âmül gibi şehirler, ilim ve ticaret merkezleri hâline gelmiştir. Medreseler, hanlar ve pazarlar, halkın refahını artırmış ve bölgedeki ekonomik canlılığı desteklemiştir. Bâvendîlerin coğrafî avantajları, askerî stratejileri, diplomatik manevraları ve kültürel katkıları onların Taberistan’da uzun süreli bir etki bırakmalarını sağlasa da dış baskılar ve bölgesel rekabet, özellikle Moğol istilaları ve iç çekişmeler, hanedanın sonunu hazırlamıştır.
(Herât’tan Yükselen Işık)
KERT HANEDANI
(643-791/1245-1389)
ARKA KAPAK YAZISI
XII. yüzyılın sonları ile XIII. yüzyılın ortalarında İran coğrafyasında yükselen Kert Hanedanı, tarih sahnesine Herât ve çevresini yöneten melikler olarak çıkmıştır. Hanedanın temelleri, Gur Sultanı Gıyâseddin Muhammed b. Sâm’ın veziri İzzeddin Ömer Merâganî ve kardeşi Tâceddin Osman Merâganî’nin siyasî faaliyetleri sayesinde atılmış; Rükneddin Muhammed Kert ve torunu Melik Şemseddin Kert, Moğollara bağlılıklarını bildirmek suretiyle hanedanı kurarak bölgesel siyasî arenada yerlerini almışlardır. Kertler, Moğol hâkimiyeti altında Horasan’ın idaresini üstlenmiş, zaman zaman İlhanlıların, zaman zaman da Çağataylıların hizmetinde bulunarak hayatta kalmayı başarmışlardır. Ancak bu süreç kolay olmamış, kardeşler arası çatışmalar ve iktidar mücadeleleri Kert meliklerini sürekli bir dikkat ve strateji içinde hareket etmeye zorlamıştır. Bağımsızlık arzusu Kertler için daima ön planda olmuştur. İlhanlılar içindeki siyasi kaostan yararlanarak kısa süreli bağımsızlıklarını kazanabilmişler, ancak Timur’un yükselişiyle tekrar bağımlı konuma gelmişlerdir. Gurîlerin isyanlarına verdikleri destek ise onların tarih sahnesindeki son bağımsızlık çabalarını simgelemektedir. Herât’ı sadece bir idare merkezi olarak değil, aynı zamanda bir kültür ve imar merkezi olarak geliştiren Kertler, şehirdeki uzun vadeli kalkınma ve kültürel faaliyetlerin temelini atmış; böylece şehir, ilerleyen süreçte Timurlular döneminde bir kültür merkezi hâline gelmiştir. Kert Hanedanı, Herât tarihini nesilden nesile aktarmış ve İran kültürünün korunup geliştirilmesinde örnek bir rol oynamıştır.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.