İSGGM Genel Müdür Yardımcısı Hande Seray Tuncay tarafından gerçekleştirilen sunumlarda, kamu kurumlarının hem çalışanlar hem de hizmet sundukları vatandaşlar açısından taşıdığı sorumluluklara dikkat çekildi.
"Acil Durumlar Haber Vermez"
Sunumun en dikkat çekici mesajlarından biri "Acil durumlar haber vermez" vurgusu oldu. Yangın, deprem, patlama, gıda zehirlenmesi, salgın hastalık ve benzeri olayların beklenmedik şekilde meydana geldiğini belirten Tuncay, kamu kurumlarının yalnızca çalışanların bulunduğu alanlar olmadığını, aynı zamanda çocuklar, öğrenciler, yaşlılar, engelliler, hastalar ve ziyaretçilerin de bulunduğu yaşam alanları olduğunu ifade etti. Bu nedenle acil durum planlarının yalnızca personeli değil, kurumlarda bulunan herkesi kapsayacak şekilde hazırlanması gerektiği belirtildi.
Kamu Kurumlarında Acil Durum Planları Hayati Öneme Sahip
Toplantıda, işverenlerin olası acil durumları önceden belirlemek, gerekli önleyici ve sınırlandırıcı tedbirleri almak, çalışanları görevlendirmek, tatbikatları gerçekleştirmek ve ilgili kurumlarla koordinasyonu sağlamakla yükümlü olduğu hatırlatıldı. Acil durum planlarının hazırlanmasının yasal bir zorunluluk olmasının yanında, can kayıplarını önlemenin en etkili yolu olduğu vurgulandı.
Özellikle yurtlar, huzurevleri, kreşler, hastaneler ve misafirhaneler gibi toplu yaşam alanlarında yangın ve patlama risklerinin daha büyük sonuçlar doğurabileceği belirtilirken, çalışanların yanı sıra hizmet alan kişilerin de tahliye planlarına dahil edilmesi gerektiği ifade edildi.
"Yangının En Büyük Nedeni Hazırlıksızlık"
Sunumda yangınların çoğunun küçük çaplı başladığı ancak çalışmayan alarm sistemleri, kilitli acil çıkış kapıları, eğitimsiz personel ve yapılmamış tatbikatlar nedeniyle büyük felaketlere dönüşebildiği kaydedildi.
Elektrik tesisatlarının düzenli kontrol edilmesi, doğalgaz sistemlerinin denetlenmesi, yangın algılama ve alarm sistemlerinin sürekli çalışır durumda tutulması, acil çıkışların açık bulundurulması ve tahliye planlarının görünür alanlara asılması gerektiği vurgulandı.
Her Kurum Kendi Riskini Belirlemeli
Tuncay, her kurumun faaliyet alanına göre farklı risklerle karşı karşıya olduğunu belirterek;
Kreşlerde çocukların bağımsız hareket edememesi,
Huzurevlerinde hareket kabiliyeti kısıtlı bireylerin bulunması,
Yurtlarda yoğun nüfus ve elektrikli cihaz kullanımı,
Hastanelerde oksijen sistemleri ve tıbbi ekipmanlar
gibi özel durumların acil durum planlarında mutlaka dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Kamu Kurumlarında İSG Hizmetlerinin Önemi
Toplantının ikinci bölümünde kamu kurumlarında iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin süreçler anlatıldı. Kurumların İSG-KATİP sistemi üzerinden tehlike sınıflarını belirlemesi, çalışanlarını sisteme tanımlaması ve iş güvenliği uzmanı ile işyeri hekimi görevlendirmelerini mevzuata uygun şekilde yapması gerektiği ifade edildi.
Ayrıca 50'den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan kamu kurumlarında, gerekli eğitimleri alan işveren veya işveren vekillerinin iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini kendilerinin yürütebileceği, böylece kamu kaynaklarının daha etkin kullanılabileceği belirtildi.
Yılda En Az Bir Tatbikat Zorunlu
Sunumlarda acil durum planlarının kâğıt üzerinde kalmaması gerektiği özellikle vurgulandı. İşyerlerinde yılda en az bir kez tatbikat yapılmasının zorunlu olduğu belirtilirken, tatbikatlar sonrasında eksikliklerin değerlendirilerek planların güncellenmesi gerektiği ifade edildi. Özellikle gece vardiyalarını kapsayan senaryoların uygulanmasının, kurumların gerçek hazırlık seviyesini ortaya koyacağı kaydedildi.
"Hazır Olan Planlar Değil, Kurumlar Olmalı"
Toplantının sonunda kamu yöneticilerine önemli bir çağrıda bulunan Hande Seray Tuncay, kurumların kendilerine şu soruyu sorması gerektiğini belirtti:
"Bugün kurumumuzda bir acil durum yaşansa, içeride bulunan herkes güvenli şekilde tahliye edilebilir mi?"
Tuncay, iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yalnızca mevzuat gerekliliği olarak değil, insan hayatını koruyan temel bir sorumluluk olarak görülmesi gerektiğini vurgulayarak, kamu kurumlarının acil durumlara karşı sürekli hazırlıklı olması gerektiğinin altını çizdi.


Kaynak:Bahattin DAŞDELEN
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.