Doğal ortamda yetiştirilen Kars kazı, hem ekonomik değeri hem de yöresel kültürdeki yeriyle köy yaşamının vazgeçilmez unsurları arasında bulunuyor.
İlkbaharda başlayan yetiştiricilik serüveni, yaz boyunca meralarda otlayan kazların özenle büyütülmesiyle devam ediyor. Ailelerin büyük emek harcayarak yetiştirdiği kazlar, sonbaharın ardından kış sofralarının en özel lezzetine dönüşüyor.
Kars’ın sert iklimi, temiz su kaynakları ve zengin meraları, kaz etine kendine özgü aroma ve kalite kazandırıyor. Bu nedenle Kars kazı, sadece bölge halkının değil, Türkiye’nin farklı illerinden gelen vatandaşların da yoğun ilgi gösterdiği yöresel ürünler arasında yer alıyor.
Kaz yetiştiriciliği aynı zamanda kırsal yaşamın devamlılığı açısından da büyük önem taşıyor. Üreticiler, yıllardır sürdürdükleri bu geleneği çocuklarına aktararak hem kültürel mirası yaşatıyor hem de aile ekonomisine katkı sağlamaya devam ediyor.
Üçpınar Köyü’nde meralarda süzülen bembeyaz kaz sürüleri ise Kars’ın doğal güzellikleriyle bütünleşerek kartpostallık görüntüler oluşturuyor. “Beyaz altın” olarak anılan Kars kazı, emeğin, bereketin ve Anadolu’nun köklü üretim kültürünün en değerli simgelerinden biri olmayı sürdürüyor.


Kaynak:Hilal Özcan
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.