Kars, Türkiye ve Ermenistan iş dünyasının en üst düzey buluşmalarından birine ev sahipliği yaptı. İki ülke arasındaki doğrudan ticaret atılımları ve diplomatik normalleşme adımlarının ardından, Kars Ticaret ve Sanayi Odası (KATSO) koordinasyonunda düzenlenen programda Türk ve Ermeni iş insanları yeni yatırımlar ve ortaklıklar için B2B (ikili iş görüşmesi) masasına oturdu.
Türkiye ve Ermenistan Dışişleri Bakanlıkları ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) destekleriyle hayata geçirilen dev organizasyon, bölgede yeni bir ekonomik dönemin kapılarını araladı. Toplantıda; iki ülke arasındaki ulaşım, lojistik, turizm ve doğrudan ticaret imkanları masaya yatırıldı.
BOZAN: "ANİ İPEK YOLU KÖPRÜSÜ GELECEĞE DUYULAN GÜVENİN ADIDIR"
Toplantının açılış konuşmasını yapan KATSO Başkanı Kadir Bozan, Kars’ın tarih boyunca ticaret yollarının kesiştiği ortak bir ekonomik havzanın kalbi olduğunu vurguladı. Yakın zamanda imzalanan protokolle Ani İpek Yolu Köprüsü'nün ortaklaşa restore edilecek olmasının tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirten Bozan, şu ifadeleri kullandı: “Bugün burada sadece bir ekonomik forum için değil, aynı zamanda bölgemizin geleceğini birlikte konuşmak, yeni iş birliklerinin temellerini atmak ve ortak bir ekonomik vizyon oluşturmak için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Öncelikle bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesine katkı sunan Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığımıza, Ermenistan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığına ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğimize teşekkür ediyorum. Kars sıradan bir şehir değildir. Kars, tarih boyunca ticaret yollarının kesiştiği, medeniyetlerin buluştuğu, farklı kültürlerin birlikte yaşadığı bir sınır şehridir. Bugün üzerinde bulunduğumuz coğrafya; Kars, Ardahan, Iğdır, Gümrü, Erivan ve tüm Kafkasya ile birlikte ortak bir tarih ve ortak bir ekonomik havzanın parçasıdır. Bizler aynı dağları gören, aynı iklimi yaşayan, benzer üretim kültürlerine sahip olan insanlarız. Aynı coğrafyanın çocuklarıyız. Tarih boyunca bu bölgede insanlar ticaret yaptı, ürünlerini pazarladı, birlikte üretti, birlikte kazandı. Bugün burada bulunmamızın en önemli nedeni de bu doğal ekonomik bağların yeniden güçlendirilmesidir. Bakınız; Ani'de bulunan tarihi İpek Yolu Köprüsü yüzyıllar boyunca sadece iki yakayı birbirine bağlayan bir yapı olmadı. O köprü aynı zamanda tüccarları, kervanları, kültürleri ve insanları birbirine bağladı. Yakın zamanda Türkiye ve Ermenistan arasında imzalanan protokol ile Ani İpek Yolu Köprüsü'nün ortak şekilde restore edilecek olması son derece kıymetli bir gelişmedir. Bu adımın yalnızca tarihi bir eserin restorasyonu değil, aynı zamanda geleceğe uzanan yeni iş birliklerinin sembolü olduğuna inanıyorum. Çünkü bazen bir köprü sadece taşlardan oluşmaz. Bazen bir köprü geleceğe duyulan güvenin adıdır. Bugün burada kurduğumuz diyaloglar da inanıyorum ki geleceğin ekonomik köprülerini oluşturacaktır. Kars bugün güçlü bir üretim altyapısına sahiptir. Tarım ve hayvancılıkta Türkiye'nin önde gelen illerinden biriyiz. Coğrafi işaretli Kars Kaşarı, Kars Gravyeri, Kars Balı gibi markalaşmış ürünlere sahibiz. Hayvancılık, süt ürünleri, gıda sanayi, lojistik, turizm, enerji, inşaat ve hizmet sektörlerinde önemli bir potansiyel barındırıyoruz. Aynı şekilde Ermenistan'ın da özellikle sanayi, gıda, teknoloji, turizm ve ticaret alanlarında önemli bir birikime sahip olduğunu biliyoruz. Bugün artık dünyada rekabet sadece ülkeler arasında değil, bölgeler arasında yaşanıyor. Bu nedenle birbirimizi rakip olarak değil, tamamlayıcı ekonomik ortaklar olarak görmeliyiz. Bir tarafta üretim gücü, bir tarafta pazar imkanları, bir tarafta hammadde kaynakları, diğer tarafta işleme, lojistik ve ticaret kapasitesi. Bunlar doğru şekilde bir araya geldiğinde yalnızca şirketler değil, bütün bölge kazanacaktır. Kars ile Gümrü arasında yalnızca kilometreler değil, ortak mimari izler de bulunmaktadır. Bugün Kars'ın tarihi sokaklarında yürüdüğünüzde gördüğünüz taş mimarinin benzerlerini Gümrü'de de görmek mümkündür. Bu ortak kültürel miras aslında bizlere çok önemli bir şey söylüyor: Geçmişte birlikte üreten bu coğrafya, gelecekte de birlikte kalkınabilir. Turizm açısından baktığımızda da önümüzde büyük fırsatlar bulunmaktadır. Ani Antik Kenti, Çıldır Gölü, Sarıkamış, Kars Kalesi ve bölgenin diğer değerleri ile Ermenistan'ın tarihi ve kültürel destinasyonları birlikte değerlendirildiğinde uluslararası ölçekte çok güçlü turizm rotaları oluşturulabilir. Turizm yalnızca ziyaretçi hareketliliği değildir. Turizm; otel demektir, restoran demektir, ulaşım demektir, ticaret demektir, istihdam demektir. Kısacası kalkınma demektir. Bu nedenle iki tarafın turizm sektörü temsilcilerinin daha sık bir araya gelmesi gerektiğine inanıyoruz. Bugün burada açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki Kars iş dünyası olarak Ermenistan ile ekonomik ilişkilerin gelişmesini önemsiyoruz. İş insanları olarak bizler sorunlardan değil, çözümlerden besleniriz. Bizler fırsatlara odaklanırız. Bizler birlikte kazanmanın yollarını ararız. Bu nedenle Karslı iş insanları olarak en kısa sürede Ermenistan'a bir ziyaret gerçekleştirmek, iş dünyası temsilcileriyle yeniden bir araya gelmeyi arzu ederiz. Çünkü kalıcı iş birlikleri masa başında değil, karşılıklı ziyaretlerle, güven ortamında ve doğrudan temaslarla gelişir. Bugünkü buluşmanın böyle bir sürecin başlangıcı olmasını temenni ediyorum. Bölgemizin ekonomik potansiyelinin tam anlamıyla ortaya çıkabilmesi için ulaşım ve lojistik altyapısının güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu noktada Doğukapı Sınır Kapısı'nın açılması, kara yolu ve demir yolu bağlantılarının etkin şekilde işler hale getirilmesi, bölgemizin ekonomik geleceği açısından son derece önemlidir. Bu konu yalnızca Kars'ın değil, yalnızca Ermenistan'ın değil, bütün bölgenin meselesidir. Burada bulunan iş dünyası temsilcilerimizin de bu konuda yapıcı bir kamuoyu oluşturacağına ve sürece katkı sunacağına inanıyorum. Çünkü ulaşımın olduğu yerde ticaret olur. Ticaretin olduğu yerde yatırım olur. Yatırımın olduğu yerde istihdam olur. İstihdamın olduğu yerde refah olur ve refahın olduğu yerde gelecek olur. Sözlerime son verirken; bugün burada kurulan her temasın, yapılan her görüşmenin, sıkılan her elin, yeni yatırımlara, yeni ortaklıklara, yeni dostluklara ve yeni başarılara dönüşmesini diliyorum. Bu organizasyona katkı sunan tüm kurumlarımıza, Ermenistan’dan ve ülkemizin farklı şehirlerinden gelerek bizleri onurlandıran tüm misafirlerimize teşekkür ediyor, sizleri Kars Ticaret ve Sanayi Odası adına saygıyla selamlıyorum.”
ÖZAKALIN: "TİCARET GÜVEN, GÜVEN İSE KALICI İLİŞKİLER DOĞURUR"
TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Saim Özakalın ise TOBB'un 2 milyon 600 binin üzerindeki işletme kapasitesiyle bu sürece tam destek verdiğini açıkladı. Küresel tedarik zincirinin yeniden şekillendiği bu dönemde bölgesel iş birliklerinin kaçınılmaz olduğunu belirten Özakalın, “Bu toplantı sadece iş dünyasının bir araya getirdiği bir platform değil, aynı zamanda karşılıklı güvenin, diyaloğun ve ortak geleceğe dair umutların güçlendirilmesi açısından da çok önemli bir fırsattır. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ülkemizin özel sektörünü temsil eden çatısı olmuştur. Türkiye Odalar Borsalar Birliği 367 oda ve borsasıyla 2 milyon 600 binin üzerinde işletme ve girişimciyi temsil etmektedir. Türkiye'nin üretim, yatırım, ihracat ve istihdam kapasitesinin geliştirilmesine de çok önemli katkı sağlamaktadır. TOBB olarak her zaman ticaretin, ekonominin, işbirliğinin, barışa ve refaha hizmet ettiğine de can gönülden inanıyoruz. İş dünyası ülkeler arasındaki ilişkilerin güçlenmesinde önemli bir köprü görev görmektedir. Bu anlayışla bölgemizde ekonomik işbirliğinin geliştirilmesini destekliyor ve bu yöndeki girişimleri son derece de önemli ve kıymetli buluyoruz. Bugün dünya ekonomisi önemli bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Küresel ticaret dengeleri yeniden şekillendiriyor. Tedarik zincirleri çeşitleniyor. Enerji güvenliği, lojistik hatlar ve bölgesel işbirlikleri her zamankinden daha fazla önem kazandığının farkındayız. Bölgemizde yaşanan gelişmeler de ekonomik işbirliğinin ve istikrarın değerini daha da arttırmaktadır. Bu yeni dönemde ülkeler arasında rekabet kadar işbirliği de belirleyici olacaktır. Tam bu nedenle komşular arasında ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi, ticaretin artırılması ve karşılıklı yatırımların teşvik edilmesi de ayrıca büyük önem taşımaktadır. İş dünyası olarak biliyoruz ki; ticaret karşılıklı güven oluşturur. Güven ise kalıcı ilişkilerin temelini oluşturur. Bunun sonucunda da refah ve zenginlik gelir. Birlikte üretmek, birlikte yatırım yapmak ve birlikte kazanmak bölgemizin refahına, istikrarına ve kalkınmasına da katkı sağlayacaktır. Türkiye Odalar Borsalar Birliği olarak bu sürece katkı vermeye her zaman olduğu gibi hazırız. İş dünyamızın arasında doğrudan temasların artırılması sektörler arası işbirliğinin geliştirilmesi, ortak yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi ve ticaretin önündeki engellerin azaltılması için her türlü yapıcı girişimi desteklemeye de devam edeceğiz. Türkiye ekonomisi güçlü, üretim altyapısı, dinamik özel sektörü ve girişimcilik kapasitesi ile dünyanın en önemli ekonomileri arasında yer almaktadır. Bugün Türkiye geniş ve çeşitlendirilmiş sanayi altyapısıyla Avrupa'nın önemli üretim merkezlerinden biridir. Güçlü lojistik ağıyla bölgesel bir ticaret merkezidir. Yıllık 400 milyon dolara yakın mal ve hizmet ihracatı gerçekleştiren bir ekonomiye sahiptir. Otomotivden makine sanayine, tekstilden gıdaya, savunma sanayiden beyaz eşyaya kadar birçok sektörde uluslararası rekabet gücüne de sahibiz. Turizm alanında dünyanın önde gelen destinasyonları arası yer almaktayız. Her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlıyor. Kültürel ve ekonomik etkilerini güçlendirmekteyiz. Türk müteahhitlik sektörü ise dünyanın dört bir yanında gerçekleştirdiği projeler de önemli başarı hikayelerine sahiptir. Türk firmaları bugüne kadar yüzlerce milyar dolar değerinde uluslararası projeyi başarıyla da tamamlamıştır. Bu güçlü ekonomik kapasitenin bölgesel işbirliğiyle daha da ileriye taşınacağı kanaatindeyiz. Bugün Kars'ta attığımız bu adımların yeni işbirliklerine, yeni ticaret fırsatlarına ve yeni dostluklara vesile olmasını temenni ediyorum. Coğrafyamızın sunduğu fırsatları değerlendirilebilir, karşılıklı güven temelinde ekonomik ilişkilerimizi de geliştirebiliriz. Gelecek nesillere daha müreffeh bir bölge bırakmakta temel hedeflerimizin arasındadır.” ifadesini kullandı.
DARBİNYAN: "ARTIK TRENLE DİREKT TİCARET MÜMKÜN OLACAK"
Ermenistan Dışişleri Bakanı Danışmanı Hayk Darbinyan, iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek bürokratik engellerin aşılmasında emeği geçenlere teşekkür etti. Darbinyan, “Bu toplantı ilk önce Ermenistan ve Türkiye arasındaki ilişkilerin normalleşmesi, ikili ilişkiler sayesinde gerçekleşmiştir. Ermenistan ve Türkiye arasında sanayi ve ticari çok büyük bir imkanımız var. Bu direkt ticaret atılımı için bürokrasi işlerini gerçekleştirdiğimiz için iki ülke arasındaki üçüncü ülkeleri karıştırmadan iki ülke arasında gerçekleşecek olan bu ticari ilişkiye imkan sağladıkları için herkese teşekkür ederim. Artık Türkiye ve Ermenistan arasında oluşan trenle direkt ticaret yapmak mümkün olacak. Buradan Avrupa'ya ulaşan bir ticaret söz konusu olacak. Eminim biliyorsunuzdur ki Ermenistan-Türkiye arasında gerçekleşen ilişkilerin normalleşmesi süreci sonrasında Gümrü ile gerçekleşmiş olan bu sınır, bu anlaşmayla ticaretimiz gelişecektir ve bunun Türkiye'deki iş insanları için ne kadar önemli olduğunu da gayet iyi biliyorum. Söylemek istiyorum ki; şu anda zaten oluşmuş olan olumlu gelişmeler bizim ticaret ilişkilerimizin yenilerini ve ilerlemesini sağlayacaktır. Ticaret insanlarının aynı zamanda sınırların açılmasına hazırlıklı olması gerekiyor. Teşekkür etmek istiyorum bizi burada misafir ettiğiniz için ve eminim ki buradaki toplantı öncelikle bizim birbirimizi daha iyi tanımamıza olanak sağlayacak ve daha sonraki anlaşmaların başlangıcı olacak. Umuyorum ki olumlu sonuçlar elde edeceğimiz bir toplantı olacak.” diye konuştu.
UZER: "2026 YILI KARARLILIĞIN SAHADA GERÇEĞE DÖNÜŞTÜĞÜ YIL OLDU"
4,5 yıl önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın iradesiyle başlayan normalleşme sürecinde 2026 yılının tam bir "atılım yılı" olduğunu dile getiren Türkiye Dışişleri Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Uzer ise, “Bugün Türkiye ve Ermenistan arasında tarihi bir eşiğe çok önemli bir ilke daha tanıttık ediyoruz. İki ülkenin ortak tarihinde iş dünyası temsilcilerimiz belki de ilk kez bu düzeyde bir araya geliyor. Bundan 4,5 yıl önce sayın Cumhurbaşkanımızın ve Ermenistan'ın Başbakanı sayın Paşinyan'ın güçlü iradeleriyle başlattığımız Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecinde çok ciddi bir mesafe kat ettik. Ulaştırmadan kültürel işbirliğine, eğitimden ticarete, diplomasiden adli kanunlarda işbirliğine kadar çok önemli adımlar attık. Attığımız her adım ülkelerimizi, halklarımızı birbirine daha da yaklaştırdı. Birbirimize yeniden güvenebilmeyi, deneyimlemeye başladık. Esasen bu sürecin amacı da tam olarak buydu, karşılıklı güven tesis edebilmekti. Bölgedeki diğer gelişmeleri de tabiatıyla dikkate aldık. Bu sebeple süreç bazen yavaşladı, bazen hızlandı ama hiç kopmadı, koparmadık. Sabırla ve kararlılıkla ilmek ilmek dokunan bu süreci yönetmeyi başardık. Özel temsilciler 6 tur görüşme yaptılar. Normalleşme sürecinde atılan adımların bazıları bu görüşmelerde kararlaştırıldı. Ama süreç bununla da sınırlı kalmadı. Üst düzeyde de çok sayıda temas gerçekleşti. Başta sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakan Paşinyan olmak üzere sayın bakanlarımız Ermeni mevkidaşlarıyla çok sayıda görüşme yaptılar. Burada geçen yıl Başbakan Paşinyan'ın sayın Cumhurbaşkanımızın davetine icabetle ülkemize gerçekleştirdiği çalışma ziyaretini sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın kısa bir süre önce Avrupa siyasi topluluğu vesilesiyle Erivan'a gerçekleştirdiği ziyareti, Ermenistan Dışişleri Bakanının Bölgesel İşbirliği Platformu ve Şubat 2023 depremleri sonrasında şahsen taziyelerini iletmek üzere ülkemize gerçekleştirdiği ziyaretleri, ulaştırma ve altyapı, enerji, kadın ve aileden sorumlu bakanlar ile kültür ve spor bakanlarımızın temaslarını saymadan geçemeyeceğim. Bu temaslar ilişkilerimize sadece diplomatik bir boyut kazandırmadı. Aynı zamanda geleceğe dair ortak bir irade beyanına da dönüştü. Özellikle 2026 yılı bu kararlılığın sahada gerçeğe dönüştüğü bir yıl oldu. Sadece birkaç ay içinde gerçekten önemli adımlar attık. 1 Ocak itibariyle resmi pasaport işlemleri için vize sürecini kolaylaştırdık. Gençlerimiz için karşılıklı kurs programlarını başlatarak geleceğe yatırım yaptık. 11 Mart'ta bayrak taşıyıcı hava yolumuz Türk Hava Yolları'nın İstanbul – Erivan uçuşlarını başlattık ve yoğun talep üzerine uçuşları mayıs ayında günde iki frekansa çıkarttık. Kars-Gümrü Demiryolu hattının rehabilitasyonu için kurduğumuz ortak çalışma grubu toplantısını geçen Nisan ayında yine Kars'ta gerçekleştirdik. İnşaatın başladığı şantiyeleri birlikte gezdik. Ortak mirasımız Ani Ören Yerindeki Tarihi Köprünün restorasyonu için imzaları attık. Türk Telekom ve Ermenistan Teknoloji ve İletişim Şirketleri yeni ortaklıklar kurdu ve nihayetinde 11 Mart itibariyle doğrudan ticareti artık mümkün hale getirdik. Üstelik bunun için Gürcistan üzerinden karayoluna ek olarak Ahılkelek Kars-Demir yolu bağlantısının da kullanılabilmesini sağladık. İşte bugün bu salonda bulunabiliyor oluşumuz, atılan bu cesur adımların en güzel, en anlamlı sonucudur. İnanıyorum ki bugün Kars’ta atılan bu ilk adım iş çevrelerimiz arasında ortaklıkların da gelişmesine vesile olacaktır. Bizim hedefimiz nettir. İlişkilerimizi her alana yaymak ve tam normalleşmeyi sağlamak. Bu sadece iki ülkenin değil tüm Güney Kafkasya ve Avrasya coğrafyasının refah ve istikrarına katkıda bulunacaktır.” şeklinde konuştu.
Protokol konuşmalarının ardından tarihi program, Türk ve Ermeni iş insanlarının gıda, tekstil, inşaat, turizm ve teknoloji gibi sektörlerde yeni ortaklık zeminleri aradığı ikili B2B iş görüşmeleriyle basına kapalı olarak devam etti.








Kaynak:Bahattin DAŞDELEN
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.