Tercihlerin yalnızca puan ve şehir odaklı yapılmaması gerektiğini belirten Ekinci, aile baskısıyla yapılan meslek seçimlerinin uzun vadede mutsuzluk ve aile içi ilişkilere zarar verebileceği uyarısında bulundu.
YKS 2026 tercih sürecinin başlamasıyla birlikte adaylara ve ailelere önemli uyarılarda bulunan Klinik Psikolog Sinem Baran Ekinci, tercih döneminde en sık yapılan hataların öğrencilerin geleceğini olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
Tercih yapılırken ilk sorulması gereken sorunun "Neresi geliyor?" değil, "Ben kimim?" olması gerektiğini vurgulayan Ekinci, öğrencilerin ilgi alanlarını, yeteneklerini ve beklentilerini dikkate alarak karar vermeleri gerektiğini ifade etti.
"Ben kimim, nerede okumak istiyorum, neye karşı ilgim ve yeteneğim var, nelerden hoşlanmıyorum?" sorularının tercih sürecinin temelini oluşturması gerektiğini belirten Ekinci, eğitim hayatını etkileyen unsurların sadece bölüm seçimiyle sınırlı olmadığını kaydetti.
İlk kez ailesinden ayrılacak öğrenciler için iklim koşulları gibi basit görünen etkenlerin bile önemli sorunlara dönüşebileceğini ifade eden Ekinci, bu durumun eğitim hayatını istenmeyen bir sürece çevirebildiğini söyledi.
"Aile baskısıyla yapılan tercihler ilişkilere zarar verebilir"
Ekinci, öğrencilerin ailelerinin istekleri doğrultusunda tercih yapmasının uzun vadede ciddi psikolojik sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
Ailelerin iyi bir meslek ya da kariyer hedefiyle çocuklarını yönlendirmesinin her zaman doğru sonuç vermeyeceğini belirten Ekinci, istemediği bir mesleği yapmak zorunda kalan bireyin ilerleyen yıllarda yaşadığı mutsuzlukları bu tercihe bağlayabildiğini ifade etti.
Bu durumun çocuk ile ebeveyn arasındaki bağı zedeleyebileceğini söyleyen Ekinci, aileye karşı geri dönülmesi zor bir öfkenin oluşabileceğini dile getirdi.
"Kendini kurban gibi hissedebilir"
Hayalleri ve beklentileri önemsenmeyen bireylerin yaşamları boyunca kendilerini mağdur ya da kurban gibi hissedebileceğini belirten Ekinci, bunun ilerleyen süreçte farklı riskli kararların alınmasına da zemin hazırlayabileceğini söyledi.
Kişinin kendi tercihini yapması durumunda sonuçlarını kabullenme konusunda daha sağlıklı düşünceler geliştirebildiğini ifade eden Ekinci, aile baskısıyla yapılan seçimlerde ise bunun çok daha zor olduğunu kaydetti.
"Aileler çocuklarının yerine karar vermemeli"
Tercih döneminde ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Ekinci, bu sürecin ebeveynler için ikinci bir şans olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
Ailelerin çocuklarını mesleklerini yapan kişilerle tanıştırmasının, mesleklerin olumlu ve olumsuz yönlerini doğrudan o kişilerden dinlemelerine fırsat vermesinin daha doğru bir yaklaşım olacağını ifade eden Ekinci, iş bulma olanakları konusunda objektif bilgiler sunmanın yeterli olacağını belirtti.
"Koşulsuz sevildiğini bilmek en büyük kazanımdır"
Klinik Psikolog Sinem Baran Ekinci, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Bir çocuk için günün sonunda yaptığı işten ve seçimlerinden bağımsız olarak sevildiğini bilmek, hayatı boyunca sahip olabileceği en önemli duygudur. Tercih döneminde ailelerin de bu bilinçle hareket etmesi büyük önem taşıyor."

Kaynak:Ata Gence TAN
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.