Bir madalyadan fazlası: Kars'ın geleceği Nisa Nur Arzık'ın kulaçlarında büyüyor
Her şehrin geleceğe bırakacağı bir mirası vardır. Kimi tarihiyle, kimi sanayisiyle, kimi de yetiştirdiği insanlarla anılır. Kars ise son yıllarda yalnızca Ani Ören Yeri, Sarıkamış'ın karı ya da gravyeriyle değil, yetiştirdiği başarılı sporcularıyla da adından söz ettirmeye başladı. İşte bu isimlerden biri de henüz 13 yaşında olmasına rağmen başarılarıyla geleceğe umut olan Nisa Nur Arzık...
Bazı başarılar sadece kürsüye çıkmaktan ibaret değildir. Bazı madalyalar, bir şehrin umudunu, bir ailenin fedakârlığını ve bir çocuğun hayallerini taşır. Nisa Nur Arzık'ın boynuna taktığı madalyalar da işte tam olarak bunu anlatıyor.
Bugün birçok çocuk dijital dünyanın içinde saatlerini geçirirken, Nisa günün büyük bölümünü havuzda geçiriyor. Arkadaşları oyun oynarken o kulaç sayıyor. Tatil planları yapılırken o antrenman programını düşünüyor. Çünkü başarı, tesadüfen gelen bir ödül değil; vazgeçmeyenlerin ulaştığı bir sonuçtur.

Henüz 13 yaşında... Eğitimini Çevriye Tatış Ortaokulu'nda sürdürüyor. Aynı zamanda Kars Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü sporcusu olarak disiplinli bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Küçük yaşına rağmen yaklaşık yüz madalya kazanmış olması, onun yeteneğinin yanında ne kadar büyük bir özveriyle çalıştığını da gözler önüne seriyor.
Son olarak Malatya'da düzenlenen Anadolu Yıldızlar Ligi (ANALİG) 1. Etap Yüzme Müsabakaları'nda ortaya koyduğu performans ise alkışın çok ötesinde bir başarıydı.
50 metre serbest...
100 metre kurbağalama...
400 metre serbest...
Üç farklı branş... Üç altın madalya... Ve ardından Türkiye Finalleri bileti...
Bu tablo yalnızca bir yarışın sonucu değildir. Bu tablo, yıllardır verilen emeğin karşılığıdır. O madalyaların arkasında sabahın ilk ışıklarıyla başlayan antrenmanlar, bitmek bilmeyen tekrarlar, yorgunluklar, vazgeçmemeyi öğreten anlar ve her yarış öncesi yaşanan heyecan vardır.
Biz çoğu zaman sporcuları sadece kazandıkları gün hatırlıyoruz. Oysa asıl alkışı hak eden taraf, kimsenin görmediği antrenman saatleridir. Başarı kürsüsünde sadece birkaç dakika kalınır; ama o kürsüye çıkabilmek için yıllar harcanır.
Nisa Nur Arzık'ın hikayesi aslında Kars'taki binlerce çocuğa verilmiş sessiz ama güçlü bir mesajdır.
"İmkan bulursanız başarabilirsiniz."
İşte tam da bu nedenle, sporun sadece müsabakalardan ibaret olmadığını görmek zorundayız. Spor salonları, yüzme havuzları ve antrenman sahaları aslında geleceğin doktorlarını, öğretmenlerini, mühendislerini ve en önemlisi özgüvenli bireylerini yetiştiren eğitim alanlarıdır. Spor yapan çocuk yalnızca fiziksel olarak gelişmez; mücadele etmeyi, kaybettiğinde yeniden ayağa kalkmayı ve kazandığında mütevazı olmayı da öğrenir.
Kars son yıllarda spor tesisleriyle önemli yatırımlar aldı. Ancak bu yatırımların gerçek anlamda değer kazanması, içlerinden Nisa gibi sporcuların çıkmasıyla mümkündür. Bir şehir için en büyük reklam, yetiştirdiği başarılı gençlerdir.
Bugün Nisa Nur Arzık Türkiye Finalleri'ne hazırlanıyor.
Belki birkaç yıl sonra Türkiye Şampiyonası'nda...
Ardından Avrupa'da...
Sonra Dünya Şampiyonası'nda...
Ve neden olmasın, olimpiyatlarda...
Bugün kulağa hayal gibi gelen bu cümleler, disiplinli çalışan sporcular için ulaşılmaz değildir. Çünkü büyük başarılar önce küçük şehirlerde, küçük havuzlarda ve büyük hayaller kuran çocukların yüreğinde başlar.
Bu noktada en büyük sorumluluk yalnızca Nisa'nın omuzlarında değildir. Ailesine, antrenörlerine, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne, eğitim gördüğü okula, yerel yöneticilere, iş insanlarına ve bu şehrin her ferdine önemli görevler düşüyor. Başarılı çocuklarımızı yalnızca kazandıklarında alkışlamak yetmez; onların yanında olmak, ihtiyaçlarını karşılamak ve daha büyük hedeflere ulaşmaları için destek vermek gerekir.
Çünkü bir çocuğa yapılan yatırım, aslında geleceğe yapılan yatırımdır.
Nisa Nur Arzık'ın en büyük hayali ay-yıldızlı formayı giymek...
Aslında bu sadece onun hayali değil.
Bu, Kars'ın hayali olmalı.
Milli takımda kulaç atan her sporcu, arkasında doğduğu şehrin umutlarını taşır. Bir gün uluslararası bir organizasyonda Türk bayrağı göndere çekildiğinde, o kürsüde sadece Nisa değil, Kars da yer alacaktır.
Bugün yaklaşık yüze yakın madalyası olan 13 yaşındaki bir kız çocuğundan söz ediyoruz.
Yarın ise belki Avrupa'nın, belki dünyanın konuştuğu bir şampiyondan bahsedeceğiz.
İşte bu yüzden Nisa Nur Arzık'ın hikâyesi sadece bir spor haberi değildir.
Bu hikaye; emeğin, azmin, disiplinin ve hayallerinden vazgeçmeyen bir çocuğun sessiz ama güçlü başarısının hikâyesidir.
“Yolun açık olsun Nisa...”
Sen yalnızca havuzda rakiplerini geçmiyorsun.
Sen, Kars'ın geleceğine umut oluyor, bu şehrin çocuklarına "Ben de başarabilirim" dedirtiyorsun.
Ve inanıyoruz ki, çok uzak olmayan bir gelecekte ay-yıldızlı forma omuzlarında dalgalanırken, Kars seni yine aynı gururla alkışlayacak.
Ez cümle Nisa Nur Arzık’ı yetiştiren hocalarına da buradan teşekkür ediyorum. Emeğinize yüreğinize sağlık değerli hocalarım…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.